Cumhurbaşkanı Sezer kendisine güvenenleri düş kırıklığına uğratmadı.
Ve yeni TCK'da değişiklik yapan yasanın "izinsiz Kuran kursları" ile "insan kaçakçılığını düzenleyen maddelerini veto etti.
Sezer'in yasayı geri göndermesi, irticai ve bölücü örgütlere imkân yaratılacağından korkan çevreler için rahatlatıcı bir haber oldu.
Bundan önceki yasa, izinsiz "eğitim kurumu" açanları caydıracak ağırlıkta hapis cezası verirken yenisi para cezası ile kurtanyor.
Önceki, izinsiz kursların öğretmenlerini de cezalandırırken yeni yasa takipsiz bırakıyor.
Aynı şekilde bu tür okul ve kurslar eskiden kapatılıyordu, yeni yasa faaliyetini sürdürmesine imkân tanıyor.
Cumhurbaşkanı Sezer "ayrılıkçı terör örgütlerinin, misyonerlik etkinlikleriyle uğraşanların ve din devleti yansılı tarikatların yasa dışı yollarla okul ya da kurs açmalarının önlenmesi" amacının zaafa uğratıldığını eleştirel ifadelerle vurguluyor. Bakın:
Değer mi, söyleyin..
"Yasaya aykırı eğitim kurumlarının açılıp işletilmesi özendirilmekte ya da çalışmalarını sürdürmesine olanak sağlanmaktadır."
"Devletin görevi yasalara aykırı eğitim kurumlarını yaşatmak değil, temelli ortadan kaldırmaktır."
"Devlet, yasaya aykırı eğitim kurumlarının açılmasını, yapacağı düzenlemelerle başından önlemek zorundadır."
Şu gerçeği herkes biliyor:
AKP'nin oldu bitti yaratarak meclisten geçirdiği bu düzenlemenin amacı, çocuklarına Kuran öğretmek isteyen ailelerin ihtiyacını cevaplamak değildir.
Çünkü Diyanet'in yurt çapında 5 binden çok Kuran kursu var ve bir kısmı talep olmadığı için tatil edilmiştir, izinsiz kurslara karşı devletin çaresiz duruma düşmesini tarikatlar ve teröre bulaşmış örgütler istiyor.
Çünkü Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı fikirlerle çocuklar ancak bu tür kurs ve okullarda zehirlenebiliyorlar.
AKP'nin bu gerçeği göremiyor olması şaşılacak şeydir. Görüp de oy uğruna maşa oluyorsa durum daha da vahimdir.
Dua edelim de Sezer'in veto gerekçeleri, tamah edilen siyasi çıkarla göze alınan kötülüğün vebali arasında AKP'yi akılcı bir kıyaslama yapmaya mecbur etsin.
Ya Sezer gidince?
Veto gerekçelerinin aydınlığında iktidarın yanlışta ısrar etmesi gerilim ve çatışma sebebi olacaktır.
Başbakan Erdoğan, izinsiz kurslara yönelik yaptırımları ağırlaştırma yönündeki talebi yerine getirmekten gocunmamalıdır.
Çünkü Cumhurbaşkanı dindarları rencide edecek bir şey istemiyor, sadece şeriat devleti hayali kuranların çocuklarımıza zarar vermemesi için tedbir istiyor.
AKP Meclis Grup Başkanvekili İrfan Gündüz "Sezer veto ederse yasayı aynen geçiririz" demişti. Umarız böyle bir yanlışa düşmezler.
Aksi takdirde Sezer'in görev süresinin sona ereceği 2007 Mayıs'ında yapılacak seçim, sanki bir cumhurbaşkanlığı seçimi değil de rejim seçimi gibi algılanmayı hak edecektir.
Başbakan'in bir hafta önce yaptığı şu konuşma unutulamaz:
"Gönlümün derinliklerinde yatan hıçkırıklar var. Fakat şunu bilmenizi istiyorum, her şey zamana gebe. Millet iradesi birçok şeyi halledecektir. Sabırlı olmaya mecburuz.."
Sabır ne için?
Ayak bağı görülen Sezer'in görev süresinin sonunu beklemek için mi?
Beklenen veto
Cumhurbaşkanı Sezer kendisine güvenenleri düş kırıklığına uğratmadı
Haberin Devamı

