Bedeli ne olacak?

Haberin Devamı

Bölücü terörün son bulacağı umudunun insanları sevindirdiği hemen belli oluyor.

Ama “bedeli ne olacak” sorusunun şu anda cevapsız durması, sabır gerektiren uzun bir yolculuğa hazır olmamız gerektiğini düşündürüyor.

İmralı artık terör sorununa çözüm arayışının merkezi hâline gelecek, belli.

Devletin MİT köprüsünü onarması ilâveten siyasi aktörlerin bir anda kapısını çalması, müebbet mahkûm Öcalan’ı çok sevindirmiştir.

Ziyaretine giden Kürt siyasetçilere söyledikleri, aşırı sevincinin gerektireceği iskontoyu yapsak bile önemlidir:

“Hedef, Kürt sorununun çözümü kapsamında silâha ihtiyaç duyulmayacak bir ortamın yaratılması. PKK’nın silâhsızlandırılması. Bu doğrultuda müzakerelere başlandı.”

Öcalan “önümüzdeki aylarda önemli adımlar atılabilir” diyor.

PKK sıfır olur mu?

Süreç darbeler yemeye adaydır.

PKK sadece siyasetin değil, her türlü karanlık ticaretin de örgütüdür.

Haraç toplamaktan silâh, uyuşturucu ve insan kaçakçılığına kadar...

Bu özelliği, örgütten geçinenler için PKK’yı vazgeçilmez yapıyor.

Bölücü terör sorunu Türkiye’nin yumuşak karnıdır. Türkiye’nin siyasetine müdahale etmek isteyen ülkeler de PKK’yı kullanıyor.

Kandil’deki elebaşı Karayılan silâh bırakmalarının değil, sınır dışına çıkmalarının istendiğini söyledi.

PKK “silâhlı tehdit” olmaktan çıkınca sıfır olacağını biliyor çünkü.

Türkiye iki senede üç önemli seçim yapacak. Halk bir uzlaşma durumunda şehitlerinden hangi yüzle helâllik isteyeceğini düşünecektir.

Tabii bu hassasiyet de özellikle MHP tarafından kaşınacaktır.

Bölünmek herkese ters

İktidar partisi yöneticileri alenileşen diyalog köprüsünde ilerlerken şeffaf olacaklarını söylüyor.

Gerçekçi değildir bu talep.

Çünkü tüm ayrıntının milliyetçi duyarlılıkla tartışmaya açık olduğu bir zeminde ilerlemek zordur.

O bakımdan hiç değilse CHP’nin sürece katkısı sağlanmalıdır.

Ana muhalefet partisi daha önce böyle bir fedakârlığa hazır olduğunu ilân etmişti.

Gizi paylaşmak sadece iktidara özgü bir zorluk olmayacaktır. Kürt örgütleri de kendi kanatlarında demokratik bir karar oluşturma mekanizması kurulup işlemesini bekleyecektir.

Bu yüzden de çözüm zemini son derece kırılgan olacaktır.

Kamuoyu araştırmalarının ortaya koyduğu bir açık gerçek var:

Böyle “pazarlık” süreçlerinin ülkeyi ayrılığa, bölünmeye götüreceği endişesi halkı korkutuyor.

O nedenle başarılı bir sona ulaşmanın şartı iki taraf için de aynıdır:

Türkiye’yi bölmemek, böldürmemek.

Türk’ü de Kürt’ü de bu garantinin koruması altında ilerlemek isteyecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR