Bedel ödetmek!

Haberin Devamı

Nefret duygusunun yönettiği cani ruhlar dün İstanbul’da
kan döktü.

Hedef seçilen askerler yanında yine bir asker ailenin 17 yaşındaki kızı da hayatını kaybetti.

Terör örgütünün eylemlerini büyük kentlere doğru tırmandıracağı, haftalardır korkulan bir ihtimal olarak herkesi tedirgin ediyordu.

Genelkurmay Başkanlığı da geçen hafta sonunda “terör örgütünün hükümet tarafından muhatap alınmasını sağlamaya” çalışırken eylemlerini artıracağı uyarısını yapmıştı.

Türk halkı, hiç hak etmediği bir düşmanlığın ve ihanetin hedefi durumundadır. Bu bölgenin birçok ülkesinde Kürtler yaşıyor. Kimse şunu inkâr edemez ki içlerinde en şanslı olanlar Türk vatandaşı olanlardır.

Çünkü insanlık onuruna sahip yaşamı bulanlar sadece Türkiye Kürtleridir.

Bu gerçeğin farkında olanlar daha çoktur. Terör örgütü ile mücadele ederken bu kitleyi, ihanetin maşası olmuş azınlıkla karıştırmamak büyük önem taşıyor.
Çünkü PKK’nın amacı bu sınırları kaldırmak, ırkçı ve milliyetçi bir bölünmeyi gerçekleştirmektir.

Kontrolü niçin kaybettik?

Türk halkı şu anda, kendi seçimi olmayan bir savaşa zorlanıyor. İhanetin önümüzdeki günlerde hangi kalleşlikler için hazırlandığını tahmin etmek neredeyse imkânsızdır.
En büyük yanlışımız, son yıllarda kontrolü PKK’ya kaptırmış olmaktır.

Terörle mücadele sürekliliği olan bir iştir. Oysa son yıllarda mücadele, terör örgütünün eylemlerine askerin operasyonlarla gösterdiği tepki düzeyine indi.
PKK dinlenmek ve yeniden örgütlenmek istediğinde ateşkes ilân edince devlet güçleri de bunu adeta sevinerek karşıladı.

Bu durum PKK’nın varlığını zımnî olarak devletin kabullenmesi anlamına geldi. Öcalan’ın avukatları aracılığı ile gönderdiği mesajlarla örgütü yönetmesine, yönlendirmesine doğru dürüst bir itiraz gelmemesi de bu algıyı derinleştirdi.

PKK’nın devlet tarafından muhatap alınmayı talep etmesinde tabii ki şaşılacak bir şey yok!

Düşman savaş istediği zaman savaş, barış istediği zaman barış... Böyle bir bağımlılık bizi bugünlere getirdiğine göre çıkış yolunu bu yanlışlardan arınmakta bulacağız demektir.


Yeni dönemin ön şartları

Yani bölücü terörü besleyen ekonomik, sosyal ve kültürel meseleleri çözmeye çalışırken mücadelenin askeri boyutu, son terörist dağdan inene kadar sürdürülecek..

Bebek katiline cezaevinde oturup masum insanların canı ile oynayarak kendine özgürlüğün yolunu açma umudu verilmeyecek.
Dağdaki savaş artık gerçekten profesyonellerle yürütülecek. Bu tedbir daha önce kararlaştırıldığı halde niçin hâlâ tam yürümüyor; sorumlular hesap vermelidir!

“PKK kimin taşeronu” sorusunu tartışmanın evham üretmek dışında bir yararı yoktur. İhanet Kuzey Irak’ta örgütleniyor, eğitiliyor, üstümüze yollanıyor.

Türkiye’nin buradaki bölgesel Kürt yönetimi üstünde caydırıcı etki uyandıramaması yüz karasıdır.

Barzani yönetimi terör sorunumuzun bir parçasıdır. Onları çözümün bir parçası haline getirmek için ne lâzımsa yapılmalıdır.

Öcalan ve Barzani’ye, alçak saldırılardan sorumlu tutulacakları anlatmak, çok iyi anlatmak, yeni mücadele döneminin ilk adımları olmalı.

Bir de Türkiye’nin bölünmesini bu halka kabul ettirecek bir vahşetin insan eliyle asla yaratılamayacağını dosta düşmana göstermek...

DİĞER YENİ YAZILAR