Başbakan Erdoğan'ın bu ölçüde umut ve güven yaratabileceğini kimse beklemiyordu.
Ama başardı. Çünkü değişim iddiası lâfta kalmamış; yanılgılarını cesaretle itiraf etmiş, gerçekçi ve faydacı önermelere sahip çıkmayı bilmiştir.
Başbakan geçen hafta AKP'li belediye başkanlarına önemli saydığım bir uyarıda bulundu. "Koltuk sevdalısı olmayın. Vatandaşın bedduasını almayın" dedi.
Umarım kendi gücünü de aynı duyarlılığın rehberliğinde kullanır. Ve "âleme verir talkını, kendi yutar salkımı" dedirtmez.
Şimdiye kadar Erdoğan en yaygın ve hak edilmiş bedduayı İmarbank bonozedelerinden aldı. Çünkü 22 bin aile, sorumluluğu tümü ile kamu otoritesine ait bir suçtan ötürü mağdur edildiler.
Kurban edilen bu kitleden her gün yakıcı, acıtıcı mektuplar alıyorum.
Birinde "Biz Başbakan'ın Allah korkusu bilen bir adam olduğunu düşünüyorduk. Artık bu umudu kaybettik" diyordu.
Erdoğan bu meseleyi bilenlerden tekrar dinlerse işledikleri günahı mutlaka anlar ve düzeltmeye çalışır.
İktidar geleceğe ait günahlardan ve getireceği beddualardan da korunmalı. YÖK'le giriştiği imam-hatip kavgası daha büyük bir tehlikeyi içinde barındırıyor.
Erdoğan, imam-hatiplere üniversite yolunu açma konusundaki seçim vaadini yerine getirmekte kararlıdır. Fakat bu siyasi hamlenin meslek liselerini geliştirme amacıyla bir ilgisi yoktur. Amaç öğrencileri azalan imam hatip liselerini kalkındırmak ve çağdaş laik eğitime din temelli bir alternatif oluşturmaktır.
Faizsiz bir düzenin gerçekçi olmadığını iktidara gelince öğrenen Başbakan, işten geçmeden görüp, eğitim birliğine zarar verecek bir büyük günahtan, bakalım dönebilcek mi?
"Beddua almayın"
Başbakan Erdoğan'ın bu ölçüde umut ve güven yaratabileceğini kimse beklemiyordu
Haberin Devamı

