Deniz Baykal gibi bir rakibi Tanrı’nın lütfu sayan Tayyip Erdoğan ne kadar şükretse azdır...
Baksanıza CHP’nin başından gitti ama “hizmet”lerine devam ediyor.
Bu defa yerini alan Kılıçdaroğlu’na muhalefet bayrağı açarak iktidar partisinin ekmeğine yağ sürüyor.
Aslında parti içi muhalefet de gereklidir; zaman gelir, ayrışma bile zarardan çok yarar getirir.
Ama şartları oluşmuşsa...
CHP bölünebilecek kadar büyük, Türkiye’nin sorunları da o bölünmeden zarar görmeyecek kadar küçük olsaydı keşke..
Fakat değildir.
Doğru tercihler kullanamazsak demokrasiyi 2015 seçimine sağlam taşıyacağımız şüphelidir!
CHP’nin dünkü görüntüsü Türk halkına karşı büyük ayıptır.
Partinin “İktidara Talip Genel Başkanı” Kılıçdaroğlu Diyarbakır’da iken “Muhalefete Razı Genel Başkanı Adayı” Baykal Trabzon’daydı.
Ve Kılıçdaroğlu, Baykal’ın eleştirilerini cevaplamak zorunda kalıyordu.
Baykal, sözlerinin yarattığı etkinin cazibesinden geldiğini sanıyorsa yanılıyor. Bölücü alet olarak kullanıldığını göremiyorsa yazıktır!
Dün Trabzon’da uzatılan mikrofonları yine “Yeni CHP”nin siyaset denemelerine yönelik istek ve cesareti kırmak için kullandı.
Sorunları çözme amaçlı işbirliği niyetlerini, yeni yönetimin “iktidar olmak için kestirme yollar aramak” diye niteledi.
Çarşaflı kadınlara altı oklu rozet takma cesareti sadece Baykal’ın başında olduğu CHP’ye özgü bir ayrıcalık mıdır?
Baykal’ın kuruntu konusu yaptığı tavizleri Kılıçdaroğlu verecek olsa bile öyle bir CHP’yi bu halk iktidara getirir mi?
Deniz Baykal muhalefeti sokağa indirmeden önce parti merkezinin, meclisteki grup salonunun duvarları arasındaki olanakları sonuna kadar kullanmalıdır.
Kılıçdaroğlu’nun niyetlerini kendi ağzından dinlememiştir, endişelerini onun yüzüne söylememiştir. Önce bunları yapması gerekmez mi?
Baykal, uğradığı alçakça komplonun hıncını böyle çıkaramaz. CHP’den alacağı yok, borcu var!
Aile Sigortası devrim olur
CHP’nin seçimdeki en etkili silahı herhalde “Aile Sigortası” olacak. Projeyi tanıtan ve işleyişi basitçe anlatan broşürlerin hazır edilmesi, CHP’deki yeni yönetimin bu imkânı iyi kullanacağını gösteriyor.
CHP iktidara gelirse sadaka dağıtan devleti sosyal devlet niteliğine yükseltecek.
Yani yiyecek torbası ve kömür çuvalı dağıtmayacak halka.
Yeterli geliri olmayan ailelere asgari ücretten eksik kalan parayı, nakit olarak banka hesaplarına yatıracak.
“Bu kadar parayı nereden bulup dağıtacaklar?” diyen sorularla seçmenin aklını karıştıracaklardır.
CHP kadroları, Türkiye’de sosyal devlet sorumluluğunu yerine getirmeye yetecek kaynağın var olduğunu, AKP’nin de zaten kendi parasını değil, bunu kullandığını ama kötü kullandığını bıkmadan usanmadan anlatmalıdır.
Şu anda gıda torbaları ile kömür çuvallarına ödenen paraları, bunları satın almak, bölüp paketlemek, yandaş satıcıların ve aracıların ceplerini doldurmak için harcanan milyonları alt alta yazıp topladığınız zaman problemin yarısı çözülüyor.
Diğer yarısı da, bu fonları sadaka gibi değil sosyal devlet olarak değerlendirdiğiniz, yani maaş gibi dağıtmaya başladığınız zaman çözülecektir.
Makarna, bulgur takılı oltalarla oy avlama devri kapansın artık!
Baykal yine bildiğiniz gibi
Haberin Devamı

