Baykal, Gül’e bak acele karar ver!

Haberin Devamı

Türkiye’de siyaseti hep yaşlı kurtlar idare etti. O nedenle partiler hizmet zeminleri olamadı, kurtlar sofrası oldu.

Deniz Baykal’ın istifaya mecbur düşmesi aslında kendi deyimi ile “şerden doğmuş bir hayır”lı durumdur.

Ama yaşlı kurtlar şimdi o değişim fırsatını parçalamakla meşguller.

Kapılar yenilere hep kapalı kaldı. Taze hava girer diye pencereleri bile açmadılar. Ve bu oyun, rezil bir komplo sayesinde -şerden çıkan hayır olarak- bozulma sürecine girdi.

Gerçek bir demokrasimiz olsa iş basitti:

Partinin dinamikleri ikinci ve üçüncü adamları çoktan yetiştirmiş, sorumluluk taşımaya hazır hale getirmiş olurdu.

CHP’de de aslında ikinci, üçüncü, dördüncü adamlar halkın aklında ve gönlünde seçilmiştir ama irade yaşlı kurtların ağzındadır. Erken çıkış yapanların komplo işbirlikçisi, aşağılık fırsatçı diye damgalanacaklarını hepimiz biliyoruz.

Pazarlıkçı görüntü..

Bakın, iki gazetenin düzenlediği anketlerde halkın açık ara CHP lideri görmek istediği Kemal Kılıçdaroğlu (VATAN anketinde yüzde 47,42; Hürriyet anketinde yüzde 60,6) kurtların gazabından korkarak sesini çıkaramıyor.

Peki, büyüklerinin onayını sabırla beklemeye devam eden Kılıçdaroğlu “son karar günü” geldiğinde kendisini hangi gerekçe ile kötüleyeceklerini tahmin edemiyor mu?

Ben söyleyeyim, şöyle diyeceklerdir:

“Halkın iradesinden onay alan kişisel hakkını bile talep edemedi. Böyle bir adam halkın ve partinin hakkını da savunamaz!”

Bu günahlı bir yapıdır.

Vebali de Deniz Baykal’a aittir.

Dolayısiyle yıkma borcu ona aittir.

İstifasını açıklaması buna yeterli olmadı.

Yaşamlarını sürdürmek için Baykal’ın gölgesine muhtaç olanlar yüzünden bir türlü “eski Genel Başkan” olamadı.

Parti kararlarını oligarşilerin değil, halkın oluşturduğu bir düzen bulunsaydı Baykal istifasını açıkladıktan sonra Antalya’daki evine giderdi.

Halkın kimi istediği belli; Kılıçdaroğlu ertesi gün Genel Başkan Vekili yapılırdı.

Pazarlıkçı bir konumda Ankara’da oturmaya devam etmesi, Deniz Baykal’ın istifa ederek ortaya koyduğu büyüklüğü gölgeliyor.

Yapacağı şey demokrasinin önünü açması, partinin gerçek bir yeni lidere kavuşmasına katkı sağlamasıdır.

Rahatsız edici acele

“Türkiye’de devlet olanaklarının zorbalıkla, yolsuzlukla bir sivil diktanın emrine doğru dönüştürülmekte olduğu çok açıktır. Bu sürecin sonu Anayasa değişikliği aşamasıdır. Bu tamamlanırsa artık Türkiye çok farklı bir aşamaya gelmiş olacaktır!”

Önemli uyarılar içeren bu sözleri bir hafta önce Baykal söylemişti.

Dün endişelerini haklı çıkaran rahatsız edici bir gelişme oldu.

Cumhurbaşkanı, yargıyı iktidar kontrolü altına sokan, rejimi hukuk devleti kimliğinden çıkaran Anayasa değişikliğini, 15 günlük inceleme süresini kullanmadan 5 günde onayladı.

Çok tedirgin edici bir aceleciliktir bu.

Yangından mal mı kaçırıyoruz?

Cumhurbaşkanı bu tutumu ile sivil toplumun ve bilim çevrelerinin kendisine yapacakları uyarılarla sürece katkıda bulunma hak ve imkânlarını önlemiştir.

Gül’ün gösterdiği acelecilikten endişe etmemek gaflettir!

CHP’yi böyle bir geçitte etkin bir parti haline getirecek şansı israf etmek de başka türlü bir gaflettir!

DİĞER YENİ YAZILAR