Cumhurbaşkanı seçimini çelik çomak oynayarak geçirdik, bari genel seçime böyle gitmeyelim.
Baksanıza, siyasal dağınıklığı giderecek birleşmeler daha tamamlanmadı. Siyasi kanatlar ne zaman oluşacak ve oturup ülkenin temel sorunları üstünde çözümler üreterek bunları halka anlatacaklar?
Muhalefet, iktidarın gündemine hapsolmanın oyununa gelmemeli.
Genel seçim dönemleri iktidarların hesaba çekildiği zeminlerdir. İktidarın başarılı olduğu bazı alanlar var ama yığınla yanlışın oluşturduğu başarısızlıkları da var.
Mesela ekonomi büyümüştür ama gelir uçurumları da derinleşmiş, yoksulluk yayılmıştır, çiftçi, esnaf perişandır;
İşsizlik, umutsuzluk, bunların sonucu olan göç ve büyük kentlerde patlama yapan asayişsizlik;
İrticai kadrolaşmanın gemi azıya alması, partizanlığın “iktidar zenginleri üreteceğim” diye devlet ve belediyelerde yağmayı aleni bir meydan okuma haline getirmesi...
Sezer’e gitti, bitti
Cumhurbaşkanı seçimi tartışmaları, anayasa değişikliği itiş kakışları AKP iktidarının hoşuna gidiyor. Hesap verecek yerde mağduru oynayarak alacaklı çıkmanın şansını yakalıyorlar.
Muhalefet oyuna geliyor!
“Cumhurbaşkanı’nı kim seçsin?” tartışması ile kurulan tuzaktan muhalefet kendini kurtarmalıdır. Anayasa değişikliği meclisten geçti, Sezer’in önüne gitti.
Keşke “halk seçsin” reformu gerçekleşse ama takvim bunu pek vaad etmiyor. Sezer veto edeceğini belli etti zaten. Anayasa değişikliği mecliste ikinci kez oylanırken partilerin aday listeleri açıklanmış olmasa bile sızdırılacaktır.
Listeye girmeyen milletvekillerinin gazabı, bu projeyi referanduma bile gitmeden öldürebilir.
Muhalefet, Sezer’i yönlendiremeyeceğini bilerek aklını ve vaktini daha verimli kullanmalı, bir yandan kendi vaadlerini, öte yandan AKP’nin suçlarını, yolsuzluklarını halka anlatmaya bir an önce başlamalıdır.
Şartlar çok değişti
Demokrasi mitingleri Türkiye’de çok şeyi değiştirdi. Eskiden insanlar ülkenin “irtica yokuşu”ndan aşağı kayıp İran’a gideceğinden korkuyorlardı.
Bugün zincirin yeni bir halkasını İzmir’de yaşayacağımız cumhuriyet mitingleri, bu ülkede laik, demokratik cumhuriyetin güçlü ve inançlı yığınların güvencesi altında bulunduğunu dünyaya gösterdi.
Yalnız dünya değil, asıl kendi insanlarımız etkilendi bundan. İçi umut ve cesaretle doldu.
Bu yığınların oyunu almak için “Türkiye laiktir, laik kalacak” diye bağırmak artık yeterli olmayabilir.
Düzgün ve temiz insanlardan seçilmiş adaylar gerekiyor. Ciddi projeler ve gerçekçi vaadler taşıyan seçim programları gerekiyor.
Başlayın artık!
Cumhurbaşkanı seçimini çelik çomak oynayarak geçirdik, bari genel seçime böyle gitmeyelim
Haberin Devamı

