Baskı geri teper!

Haberin Devamı

Başbakan baştan beri kapatma kararı çıkmayacağına inandığını göstermeye uğraşıyor.

Ama adamları devamlı olarak karşı propaganda yürütüyor.

“Bittik, mahvolduk” lâflarının amacı ne?

Eğer bu, yabancı hükümetlerin ve kurumların Anayasa Mahkemesi üzerinde baskı yaratmalarına yönelik bir taktik ise, artık işin suyu çıkmıştır ve AKP’ye zarar verecek bir sevimsizliğe dayanmıştır.

İnternette dolaşan mesajlara biraz dikkat gösterecek olurlarsa iktidar partisinin imajını düzenleyen sorumlular, müdahalede bulunan yabancıların öfke ve alay hedefi haline geldiklerini belirleyeceklerdir.

Meselâ AB’nin Türkiye’ye dönük iki simge ismi olan Oli Rehn’e “Ölirem”, Lagendijk’e ise “La dandik” adını takmışlar. Bir okur “Münasebetsizliklerine artık gülüyoruz, Lorel-Hardy gibi eğlendiriyorlar” diyor.

Peki Bush yönetimini kapatma davası sürecine müdahaleye çağıran eski Amerikan Büyükelçisi Mark Parris’in gayretkeşliğine ne demeli? Cevap: “Şarlo da gösteriye katılmak istemiş!”

Türk yargısına baskı yapan yabancıları Başbakan ve arkadaşları “AKP dostu” saymamalıdırlar. Şu gerçeği kaçırmamak lâzım:

Hiçbir siyasetçi ve devlet adamı, bağımsızlığına saygı gösterdiği bir ülkenin yargısını etkilemeye kalkmaz.

AKP bu yöndeki densizlikleri dostluk değil ülkeye ve hükümetine hakaret saymalıdır.

“Türkiye bağımsız bir ülkedir, lâfınızı bilin” diye yükselecek onurlu bir itiraz, inanıyorum ki o küstah müdahalelerin sağlayacağı faydanın misliyle fazlasını getirecek değerdedir.

Saygısız baskılar her zaman geri teper. Bu da geri tepmeye başladı!

Gıyapta gensoru

Meclis bugün Sabah-atv satışıyla ilgili gensoruyu görüşecek.

Ama gensorunun hedefi olan Başbakan galiba toplantıda bulunamayacak.

CHP Başbakan’ın, Sabah ve atv’yi damadının başında olduğu Çalık Grubu’na kazandırmak amacıyla ihaleye müdahalede bulunduğunu ve Başbakanlık yetkilerini kötüye kullandığını iddia ediyor.

Başbakan’ın hedef olduğu şüpheler sadece CHP kaynaklı değildir. Pek çok iktidar yandaşı bile kamu bankalarından alınan kıyak kredilerdeki sorumluluğu nedeniyle Başbakan’ın bu hesabı kolay veremeyeceğinden korkuyor.

Gensoru, demokratik denetim mekanizmasıdır. Bu satıştaki soruları Başbakan milletin önünde cevaplamalıdır. Dokunulmazlıklar yetmiyor gibi bir de gensorudan kaçmak temizlik ve dürüstlükle bağdaşmaz.

Başbakan bugün gözlüğünü takıp meclise gidemiyorsa “Bu hesabı bizzat vermek istiyorum, gensoru görüşmesinin birkaç gün ertelenmesini talep ediyorum” demelidir.

Aksi halde göz kızarmasıyla ilgili mazeret yüz kızartıcı bahane damgasını yiyecektir!

Yüzyılın en büyüğü

Bilimsel bir çalışma Atatürk’ü 20’nci Yüzyılın en büyük lideri seçmiş...

Eşsiz önderi yaşadığı yüzyılın en büyüğü olarak seçen sayısız çalışmaya Amerikalı tarihçi Prof. Arnold Ludwig’in yaptığı tek katkı, Mustafa Kemal’i izlemeyi hak etmiş öteki devlet adamlarını sıraya koymaktan ibaret olmalı.

Atatürk’ün hakkını teslim eden çalışmalar elbette bizler için gururdur.

Ama Atatürk’ü kötüledikçe yükseldiklerini zanneden aptallar, inkârcılığın manevi yükünü taşımaya devam edeceklerdir.

Onların hiçbir mazereti yok.

Çünkü onun büyüklüğünü İngiltere Başbakanı Llyod George, Çanakkale harbi devam ederken 93 yıl önce görmüş ve ilân etmişti:

“İnsanlık tarihi birkaç yüzyılda bir ancak dâhi yetiştiriyor. Şu talihsizliğe bakın ki o dâhi bugün Türkiye’de doğmuştur.”

DİĞER YENİ YAZILAR