Başbakana yakışmıyor!

Eskiler Başbakan'ın yaptığına "mugalata" derlerdi. Osmanlıca sözlük mugalatayı "yanıltacak yolda söz söyleme" diye açıklıyor...

Haberin Devamı

Eskiler Başbakan'ın yaptığına "mugalata" derlerdi. Osmanlıca sözlük mugalatayı "yanıltacak yolda söz söyleme" diye açıklıyor.

Kelimenin bir karşılığı da "ağız kalabalığı" ama o benzetmeden Başbakan'ı ayrı tutarız.

Başbakan dün partisinin Fatih İlçe Kongresi'nde medyaya yine ateş püskürdü. Neymiş; Merkez Bankası'nın başına atadıkları Erdem Başçı'nın liyakatini değil de eşinin başörtüsünü sorgulamışız.

Bu ayrımcılıkmış ve bunu yapanlar lanetle anılacaklarmış!

Türban dayatmasına yönelik bir itiraz sesi duyunca Başbakan'in sinirleri kısa devre yapıyor. Türban yasağını onaylayan son kararından ötürü AİHM'de bile ağzına geleni söylemedi mi?

"Siz bu işi bilmezsiniz, ulemaya sormanız gerekir" diye akıl öğretmedi mi?

Uzlaşmaya ne oldu?
Başbakan, atamasını yaptıkları kişilerin eşleri başı açık mı, örtülü mü bakmadıklarını anlatırken şunları söyledi:

"Ya böyle saçmalık mı olur? Yani biz liyakat sahibi insanın eşi başı örtülü diye lâyık olduğu yere getirmeyecek miyiz? Onu birilerine mi soracağız? Bal gibi de getiririz!"

Başbakan ne zaman nasırına basılmış gibi tepki veriyor? Meselâ ticari faaliyetlerine yönelik eleştirilerin önünü kesmek için aldığı tedbir ona ağır gelmişti besbelli. "Lanet olsun deyip hisselerimizi sattık" dedi.

Şimdi türbanı bürokraside yükselme sebebi haline getiren uygulamayı eleştirenlere "ayrımcılık yapıyorsunuz" diye lanet yöneltiyor. Oysa yargı, dinsel ve siyasal simge saydığı için asıl türbanı ayrımcılığın bir aracı olarak görüyor.

Tayyip Erdoğan türban sorununun çözümü için toplumsal mutabakat gerektiğinden söz ediyordu hep. Politika mı değiştirdiler?

Çünkü yaptıkları, iktidarın eline geçen her fırsatı türbanı bayrak yapan ideolojiye yeni mevziler kazandırmak için kullandığını düşündürüyor.

Bu inat havası kötü
Şu iki soru kafaları meşgul ediyor:

1. Ekrem Başçı'nın eşi, kocası Başkan Yardımcısı olduktan sonra yani kısa zaman önce başını örttü. Acaba örtmeseydi iktidarın tercihi yine Başçı olacak mıydı?

2. Süreyya Serdengeçti, iktidarın hanesine yazılan ekonomik basanda pay sahibidir. İktidar onun görev süresini uzatmamakla risk almıştır. Acaba Bayan Serdengeçti türban takıyor olsaydı iktidar Süreyya Serdengeçti'nin gitmesine razı olur muydu?

Başbakan eleştirileri çarpıtmasın. Yükselen endişe, eşi türban takan bürokratların bilinçli tercih konusu yapıldığı ve bürokraside tayin kriterinin değişmeye başladığıdır.

Bunun cevabı lanet olmamalı, atama konusunda "Bal gibi getiririz" meydan okuması olmamalı. Bu uzlaşmacı ve toplayıcı bir kimlik değildir.

Bir yanda Maliye Bakanı "Babalar gibi satarım" diyor, öbür yanda Başbakan "Bal gibi atarım" diyor..

Biraz da "devlet adamı gibi" bir şeyler yapsalar!

DİĞER YENİ YAZILAR