Başbakan'a çağrı

Seçim ve Kıbrıs haftalarca gündemi kapladı, birçok aksaklık ve haksızlık bu örtünün altında kaldı. Devlete güvenlerini ve ümitlerini her gün biraz daha kaybeden İmar Bankası bonozedeleri ne haldeler, merak eden var mı?

Haberin Devamı

Seçim ve Kıbrıs haftalarca gündemi kapladı, birçok aksaklık ve haksızlık bu örtünün altında kaldı. Devlete güvenlerini ve ümitlerini her gün biraz daha kaybeden İmar Bankası bonozedeleri ne haldeler, merak eden var mı? Adalet isteyen mektuplar kesildi, 22 bin ailenin ocağını söndürmekten sorumlu tutulan insanlara beddualar geliyor artık.

Bu insanların büyük çoğunluğu birikimlerini ya çocuk okutmak veya kimseye yük olmadan yaşamak için satıp hazine bonosuna yatırmış ailelerdir. Dokuz aydır acı çekiyorlar. Adalet gecikebilir ama adaletsizliğe karşı çıkacak bir ses, bir nefes?

Düştükleri yalnızlık, çektikleri geçim sıkıntısı kadar acı veriyor onlara. 20 Mart'ta Saraçhane Parkı'nda düzenledikleri toplantıda isyanı taşan bir bonozede kendini ağaca astı, iki polis onu zor kurtardı. Kimsenin haberi olmadı. Bu insanlar suçlu değil, mağdur. İktidar bu gerçeği şimdi değilse ilerde mahkeme kararı ile kabul etmek zorunda kalacak, fakat zulmün zimmeti de hesaplarına yazılacak.

İmar Bankası'nın sahip ve yöneticileri, yetkisiz bono satmak suçundan 26 Mart'ta mahkemeye çıktılar. Savunmaları şuydu: "Kamu otoritesi bu satışlara müdahalede bulunmadı. Satışlar aleni yapıldı. Ve o dönemde bankanın yönetiminde bir BDDK yetkilisi de vardı."

Bu 22 bin bonozede, başka bir bankaya değil de İmar Bankası'na giderek fazladan bir menfaat gözetmiş veya sağlamış değildir. Eğer BDDK ve Hazine görevini yapmış olsaydı bu aile faciaları doğmayacaktı. Tam tersine BDDK'nın o dönemdeki başkanı Akçakoca "çürük elmaların temizlendiğini, piyasaya güven geldiğini" söyleyerek bu insanları yanıltmıştır.

Hükümet mecbur değilken ticari mevduatları ve 50 milyarın üstündeki paraları garanti kapsamına almış, başta "ödenecek" dediği bonolan sonra ödemekten vazgeçmiştir. Cevap alana kadar sormaya devam edeceğiz: iktidar garanti kapsamı dışındaki paralan kimleri kurtarmak için ödedi?

Şimdi bir soru daha: Devletin namus borcu olan bono paralarını, kimi veya kimleri cezalandırmak için ödemekten vazgeçti?

Başbakanı bu gece uyumadan önce bonozedelerle ilgili vicdan muhasebesi yapmaya davet ediyoruz!

Yiyin efendiler!
AKP, kazandığı 1772 belediyenin her birine, parti teşkilâtından en az bir belediye başkan yardımcısı atayacakmış.. Yerel yönetimleri, merkezi otoritenin denetiminden bağımsızlaştırmak için reform yasaları çıkarırken belediyelere "parti komiseri" koymak neyin nesi oluyor?

Maksat belediyeleri devlet denetiminden koparıp parti kontroluna almak değilse, niyet, partizanları yerel rantların sofrasına oturtmaktır. Dikkat!.. Bu sofrada yer kapmak, partiyi birbirine katacak, iktidarı yolsuzluğa batıracaktır. İktidar, yok edici dinamiğini içinde taşıyan bu kararından vazgeçmelidir. Belediye başkan adaylarını zaten parti seçmiş, halk da sandıkta onay vermiştir. O başkanların yanına (daha doğrusu başına) bir parti komiseri koymak "Ilımlı İslâm Modeli "nin icadı mı?!

DİĞER YENİ YAZILAR