Başbakana...

Başarı soyut bir kavram. Birine yakışan elbise, başka birine yakışmaz. Tayyip Erdoğan'ın, MAN fabrikası yöneticilerini yarım trilyonluk bir otobüsü hediye etmeye mecbur bırakan tavnnı, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na yakıştıramadım

Haberin Devamı

Başarı soyut bir kavram. Birine yakışan elbise, başka birine yakışmaz.

Tayyip Erdoğan'ın, MAN fabrikası yöneticilerini yarım trilyonluk bir otobüsü hediye etmeye mecbur bırakan tavnnı, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na yakıştıramadım.

Törende bir MAN otobüsün maketi hediye edilince Başbakan Erdoğan "Ben de Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı'na bunun hakikisinin verileceğini düşünmüştüm" diye espri yapmış.

Ve sonuçta otobüsün hakikisini almış..

Neresinden tutacaksınız şimdi bu iş bitirici icraatı?

Bir defa Başbakan'ın üstelik yabancı sermaye ortaklı bir kuruluşa, davetlerine icabet ederek verdiği şerefin karşılığı madde ile ölçülemez.

İkincisi yarım trilyonluk hediye olmaz!

Olay, yabancı yatırımcıların Türkiye'deki "öngörülemeyen maliyetler" listesine çok caydırıcı, Arabesk bir yeni unsuru eklemiştir.

Karşıtlara koz verdi
Türkiye'nin AB yoluna taş koyan yabancılar bizi kötülerken "Yoksul, kalabalık, Müslüman" diyorlar. Bir de kültürel uyuşmazlık gerekçesini kullanıyorlar.

Önceki gün Fransız meclisinde Dışişleri Bakanı Barnier Türkiye muhaliflerine şöyle seslendi:

"Türkiye'ye, Avrupa demokrasisi projesine katılabilme kapasitesini kanıtlama fırsatını ve zamanını vermemiz gerekir. Şu ana kadar çok önemli gelişmeler sağlamış millet, şimdi neden başarılı olmasın?"

Bu başarının aslan payı Başbakan Erdoğan'a aittir.

Ama aynı Erdoğan, Başbakanlığa bedava bir otobüs kazandırmak uğruna Türkiye'nin kalitelerini aşağılayanlara koz vermiştir.

Yazık değil mi?

Liderler, örnek alınanlardır.

Liderlik sorumluluk demektir.

Türkiye'ye şu dönemde tüccar başbakan değil, devlet adamı lâzım!

Ramazan revizyonu
Dün gelen bir habere göre Başbakan kurmayları aracılığıyla AKP'li belediye başkanlarına talimat göndermiş:

"Gecekondu yıkımlarını Ramazan'dan sonraya bırakın!"

Yıkım bir kamu görevi ve hukukun gereği ise Ramazan, laik hukuk devletini zorunlu tatile mi gönderiyor?

Kaçak da olsa ev yıkmak Ramazan da günahsa öteki aylarda niye vacip oluyor?

Evet Ramazan, dini duyarlılıkların arttığı bir aydır. İnsanlar oruç ibadeti yanında vicdanları ile hesaplaşırlar, borçlarını öderler, yanlışlarını düzeltmek isterler, çaresizlere acırlar, yardım ederler.

Acaba Başbakan, hazır devlet işlerini Ramazan ışığında düzenlerken kamu otoritesinin ihmali yüzünden birikimlerini kaybeden ve çoğu emekli olup sefalete düşen 22 bin İmarbank bono mağdurunu sahiplenir mi?

Kutsal Ramazan'ın hayırlar getirmesini diliyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR