Her şeyi güllük gülistan göstermeye çalışmak iktidarın kötü alışkanlığı..
Çünkü gerçek bu değil. İşte son tecrübeyi dün yaşadık:
Fransa Başbakanı Villepin, Türkiye'nin Kıbrıs'ı tanımamakta diretmesi halinde 3 Ekim'de başlayacağı ilân edilen üyelik müzakerelerinin ertelenebileceğini söyledi.
Fransa'nın çıkışı Ankara'yı karıştırdı. Çünkü Türkiye ek protokolla ilgili adımı oldu-bitti yaratarak değil danışarak atmıştı. Türkiye'nin ayağına Kıbrıs koşulu prangası bağlanmayacağı, taa adaylığının kabul edildiği 1999 Helsinki Zirvesi'nde kabul edilmişti.
Fransa "Türkiye Kıbrıs'ı tanımalı" şartını Müzakere Çerçeve Metni'ni müzakere etmek üzere eylülde AB liderlerini bir araya getirecek olan Konsey toplantısında ortaya atabilir.
Yunanistan Başbakanı Karamanlis 22 Ağustos'ta yapacağı Türkiye ziyaretini ertelediğine göre belli ki Fransa engelleme girişiminde yalnız kalmayacak.
Ne yapacağız?
"Bize diz çöktürmek istiyorlar" diye yakınanlardan başlayıp "Nasıl olsa almayacaklar, bugünden bu işi bitirelim" diyenlere kadar giden geniş bir yelpaze her geçen gün daha büyük kalabalıkları gölgesine topluyor.
İnsan ister istemez şüpheleniyor: Acaba AB yolunu, kışkırtmalarla sabrını taşırmaya çalıştıkları Türk halkına mı dinamitletmek istiyorlar?
Zaman, popülizmi tatil edip diplomasiye yoğunlaşma zamanıdır.
Türkiye'nin kazanılmış hakları var. Bunları savunmak Ankara'dan atıp tutmakla olmaz.
Başbakan asıl şu iki ay hiç oturmamalı, hiçbir komplekse kapılmadan çatlak ses veren her Avrupa başkentine mümkünse ertesi gün gitmelidir.
Ama "padişah kervanı" gibi değil. Küçük uçakla. Eşini bile almadan. Gerekirse tek başına. Avrupalı gibi.
Göster kendini Trabzon!
Trabzonspor, Kıbrıs'ta yenildiği Rum takımı ile bugün evinde rövanşı oynayacak.
Elbette hepimizin dileği takımımızı Şampiyonlar Ligi'nde oynuyor görmektir. Bunun için Trabzon'un ya gol yemeden iki gol atması veya gol yerlerse üç farklı bir galibiyet alması gerekecek.
Bir yandan da Türkiye'yi utandıracak ve karşıtlarımıza kötüleme bahanesi yaratacak olaylara fırsat tanımamak mecburiyetimiz var.
Trabzon şimdiye kadar pek çok yabancı takımı ağırladı, kimsenin burnu kanamadı. Yine öyle olmalı.
Sporcuların sahada, Trabzonluların tribünde Türkiye'nin kendilerinden beklediği şeyi gerçekleştireceğine bütün kalbimizle inanıyoruz.
Aklımız, kulağımız, kalbimiz bugün Trabzon'da..
Başbakan dışarı!
Her şeyi güllük gülistan göstermeye çalışmak iktidarın kötü alışkanlığı..
Haberin Devamı

