Başbakan bize lego oynatıyor

Haberin Devamı

Rahmetli Özal da kamuoyunun oyalanmasına yardımcı olacak oyuncaklar bulur ve bunları tartışma gündemine sürerdi.

Şimdi aynı şeyi Tayyip Erdoğan yapıyor.

Şu anda Özal zamanında epey kullanıp eskittiğimiz bir oyuncak var ortada:

Başkanlık sistemi...

Sistemler “lego” gibi parçaların ahenk içinde bütünleşmesiyle oluşur ve çalışır. Özal zamanında verimli çalışması mümkün bir sistem projelendirilemedi. Çünkü parçalar başkanlık sistemi şablonuna uymadı.

Peki şimdikiler uyanr mı?

Sözü uzatmadan söylemeliyiz ki bu sorunun cevabı “HAYIR”dır!

Çünkü özellikle AKP iktidarı döneminde rejimin temel unsurları, başkanlık sisteminin talep ettiği özelliklere yaklaşmadı, tersine uzaklaştı.

Bütün gücü iktidarın merkezinde, daha doğrusu iktidar partisinin liderinde toplayan gidiş bilinçli bir tercih olduğuna göre şimdi Başbakan Erdoğan’ın Amerika’daki başkanlık sistemini istiyor görünmesinde samimiyet aramak gerçekçi değildir.

Baraj mı yükselecek?

Bu konunun seçim yolunda toplumun tartışma ihtiyacına cevap verecek zararsız bir oyuncak olarak seçildiğini düşündüren bir sebep de, Cumhurbaşkanı Gül ile Meclis Başkanı Şahin ve Başbakan Yardımcısı Arınç’ın Başbakan gibi düşünmediklerini bu kadar rahat söyleyebilmeleridir.

Kurgulanmış bir oyun olmasa, lidere karşı bu kadar üst seviyede bir cephe yaratmayı hiçbiri göze alamazdı. Hele seçime beş ay kalmışken..

Erdoğan Amerika’daki sistemi tartışalım istiyor. “Amerika’ya bakın” diyor. Başkanlık sisteminin halk tarafından tartışılması gerektiğini savunuyor. İki partiye dayalı bu sistemde parlamentonun daha etkin işlediğini söylüyor.

Türkiye’de yüzde 10 baraja rağmen meclise giren dört parti var. İki partili düzene geçmek için barajı 15’e, 20’ye mi yükselteceğiz?

Başkanlık sistemi, yasama, yürütme ve yargı erklerinin kesin ve keskin ayrılığına dayanır. Bizdeki demokrasi kültürü iktidar liderlerini meclis çoğunluğu yanında yargı erki üstünde de egemenlik kurmaya alıştırmıştır.

12 Eylül referandumundan geçen Anayasa değişikliklerinin ortaya çıkardığı yüksek yargı demokrasinin güvencesi olamaz olsa olsa iktidar liderini diktatörlüğe götürecek bozuk bir yol olur!

Muhalefet uyandırsın

Amerika’da iki parti vardır ama aralarında ideolojik uçurum yoktur. Seçmene odaklı milletvekilleri, muhalefet de olsalar inandıkları konularda Başkan’ın politikalarına korkmadan destek verebilmektedir.

Türkiye’deki kutuplaşma kısa zamanda Başkanlık sistemini kilitleyecektir.

Başkan’ın gücünü sınırlayan Federal Yüksek Mahkeme, Amerika’daki rejimin önemli sigortalarından biridir. Biz bu şansı kaybettik!

Tanınmış anayasa hukukçusu Prof. Erdoğan Teziç “Anayasa Hukuku” adlı kitabında “Başkanlık rejimi ABD’nin tarihsel ekonomik, sosyal ve siyasal koşullarının ürünüdür” diyor ve şu uyarıyı yapıyor:

“Benzer koşulları taşımayan başkaca ülkelerde başkanlık rejiminin uygulanması çoğu kez kişisel iktidarlara ya da askeri diktatörlüklere yol açmıştır.”

Kendimizi kandırmayalım; benzer şartlar bizde kesinlikle yok.

Amerikan anayasasına 224 yıllık ömrünce 27 ek yapılmıştır.

Son referandumda biz daha fazlasını yaptık.

Ve Anayasamız buna rağmen Cumhurbaşkanı kaç yıl için seçildi; ona bile cevap vermiyor. Başbakan’ın görmemizi istediği Amerikan rüyası bir fantezidir.

Rüya görmek için uyumak gerekir.

Muhalefet muhalefet olsun ve milletin uyanık kalmasını sağlasın!

DİĞER YENİ YAZILAR