Başbakan’a CHP tuzağı

Başbakan’ın Cumhurbaşkanı olup Çankaya’ya çıkması, gerilimi ve kutuplaşmayı artırır mı? Evet

Haberin Devamı

Başbakan’ın Cumhurbaşkanı olup Çankaya’ya çıkması, gerilimi ve kutuplaşmayı artırır mı? Evet.

Muhalefetin böyle durumlardaki görevi, iktidarı maceradan caydıracak cesareti, gerekiyorsa fedakârlığı göstermektir.

Ana muhalefet CHP bu görevi yapıyor mu?

Baykal’ın AKP’ye yönelik sözleri ikna edici bir caydırıcılıktan ziyade Başbakan’ın kafasında tereddütler varsa onları bile unutturacak tahrikler taşıyor.

Baykal, Başbakan’ın Cumhurbaşkanı olmasına karşı çıkarken rejimin laik yapısını ve devleti sakınır gibi görünüyor ama uyarı görünüşlü suçlamalarla aslında Tayyip Erdoğan’a tuzak kuruyor.

Çünkü Cumhurbaşkanı olmayı istememesi halinde Başbakan, suçlamaları kabullenmiş duruma düşecektir.

Baykal’ın hedefi, Cumhurbaşkanı seçimi nasıl biterse bitsin, genel seçime giden o 5-6 aylık süreci en verimli şekilde değerlendirmektir.

Erdoğan aday olmazsa “iktidar gücünü kullanamamak”la suçlayacak, Cumhurbaşkanı olursa, laik rejimin geleceği için Çankaya ile hükümet gücünün aynı partide, hele AKP gibi bir partide bir araya gelmemesi gereğini, etkileyici bir propaganda olarak kullanacaktır.

Tabii AKP’nin kendisine atfedilen şüpheleri reddetmekte gösterdiği isteksizlik de ana muhalefetin ümidini “Çankaya kumarında iktidar her şeyini kaybedecek” hesabına bağlaması kadar cesaret kırıcıdır.

Başbakan “anamızı ağlattın” diye bağıran çiftçiye “al ananı git” diye sövecek kadar kızdı ama şimdi “rejimin anasını ağlatacak” iddialarını kös dinliyor.

Cumhurbaşkanı’nı halka seçtiren bir sisteme sahip olmadığımız için epey üzüleceğiz gibi görünüyor!

*****

Ne parası!
Erkan Mumcu, Başbakan’ın Çankaya’ya çıkması durumunda doğacak tehlikelere dehşet verici bir katkıda bulundu:

“Özal’ın ve Demirel’in, elde ettikleri demokratik imkânları bir parti devletine dönüştürmeye müsait ideolojileri yoktu. Bu adamların ideolojileri ve kafa yapıları parti devleti olmaya fevkalâde müsaittir!”

ANAP Genel Başkanı AKP’yi iyi bilir. Bu partiden meclise girdi ve hükümetlerinde görev üstlendi.

Ama VATAN’a mülakatında yaptığı bir değerlendirme, samimiyeti konusunda şüphe yaratmıştır.

İhaleleri hep AKP’lilere verdiklerini iddia ederken “Tarihin hiçbir devrinde devlet işleri bugün olduğu kadar partizan kadrolara, partililere havale edilmedi” dedi.

Ve sonra da şunu ekledi:

“Param olduğu zaman liste çıkarıp yayınlattıracağım. Türkiye’nin 80 vilayetinde yapılan kamu ihalelerinde ne kadarının AKP kadrolarına verildiğine dair.”

Böyle bir sistematik yolsuzluğu duyurmak için para mı lâzım?

Mumcu bu belgeleri hangi medya kuruluşuna götürmüş de para istemişler?

Bize getirsin. Üstüne para bile çıkartabiliriz!

DİĞER YENİ YAZILAR