Başarır mıyız?

Avrupa Birliği "bizim de kara kaşlı, kara gözlü bir üyemiz olsun" diye açmadı Türkiye'ye kapılarını..

Haberin Devamı

Avrupa Birliği "bizim de kara kaşlı, kara gözlü bir üyemiz olsun" diye açmadı Türkiye'ye kapılarını..

Dünyanın gidişi Türkiye ile AB'nin çıkarlarını tarihin kavşağında birleştirdiği için bu karar alındı. Güçlü olmak yetmiyor. Doğru bir blok içinde yer almıyorsanız gücünüzü koruyamıyorsunuz.

AB Türk halkının yalnızca çağdaş yaşam özlemine destek ve cevap vermekle kalmayacak, askeri ve stratejik gücünü idame ettirmek konusundaki zorluklarına da yardımcı olacaktır.

Buna karşılık küresel bir güç olma fırsatını elde edecektir. 17 Aralık'a kolay gelmedik. Ama önümüzdeki dönemin daha sancılı olacağına dayanan tahminler Türk halkını bu sevdadan vazgeçirecek senaryolar bile yansıtıyor.

Romanya vatandaşı bir dostumdan dikkate değer şeyler dinledim: "AB hayatınıza, her alanda sıkı disiplinler getirecek. Baskı hiç kalır; hakaret bile göreceksiniz. Biz komünist rejimden çıktık, özgürlük ve zenginlik umudu ile dayandık ama siz kolay katlanamazsınız. Yoksulluk çekseniz de bizim gibi boyun eğme iklimi yaşamadınız çünkü.."

Değişimin sesi
AB'ye inananları bu gerçek korkutuyor, içerdeki AB ve dışardaki Türkiye karşıtlarını umutlandırıyor.

Ama boşuna. Çünkü bunlar Türk halkındaki özgürlük, adalet ve refah özlemlerinden kaynaklanan değişim kabiliyetini hesaba katmıyorlar.

Yararını gördükçe dayanma gücümüz artacaktır. Müzakere sürecinin insan haklan ve ekonomi alanında sağlayacağı kazanımlar, bu büyük davayı besleyecektir.

Hakkâri'den dün gelen bir haber bile değişimin gücünü yüceltiyor.

30 Kasım'da bir çoban, "dur" ihtarına uymadığı iddiasıyla açılan bir ateş sonucu ölmüştü. Bir jandarma astsubayı bu nedenle tutuklanıp hapse kondu.

Van Barosu'nun raporunda savcının araştırmayı yapan heyete şunları anlattığını yazıyor: "Jandarma teşkilâtı, yanlış bir hareket yapan personeline sahip çıkmadı. İstemiş olsalardı, maktulün yanına iki silâh koyup çatışma süsü verebilirdi. Yapmadılar.."

Kaynana zırıltısı
Bu beyanı, yargısız infazlara delil de gösterebilirsiniz, insan haklan ihlâllerine yönelik suçlara karşı caydırıcı bir kararlılığın kurumsallaşmaya başladığına yorup teselli de çıkarabilirsiniz.

Zihniyet değiştirmek, kanunları değiştirmekten daha fazla zaman alıyor. İyileşme, sivil toplumun etkinleşmesi ile hız kazanacaktır.

Ama yine de belirleyici olan siyaset adamlarıdır.

Bizce 17 Aralık zirvesinin asıl kahramanları, halklarının karşıtlığına rağmen Türkiye'ye kapıyı açan Avrupalı liderlerdir.

Onlar seçimde bedel ödeyeceklerini bile bile doğru olduğuna inandıkları şeyi yaptılar.

Bizim liderlerimiz de onları örnek almalı.

Üstelik Türkiye'de bunun bedeli de yok. Zirve gününün akşamı, açık her 100 televizyondan 72'si "Gelinim Olur musun?" programına kilitlendi.

Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarını veren kanallardan en fazlası yüzde 18 pay alabildi.

İlgisi şaşmış bir toplum hoş değil ama doğru hedefe kilitlenmiş iktidarlar için şans da sayılabilir!

DİĞER YENİ YAZILAR