Başarı öyküsü

Düşmanlık üreten bir döneme son verme iradesini hiçbir söz veya jest ticari ortaklıktan daha iyi tarif edemez

Haberin Devamı

Düşmanlık üreten bir döneme son verme iradesini hiçbir söz veya jest ticari ortaklıktan daha iyi tarif edemez.

Türkiye ve Yunanistan arasında dün tarihi bir ortaklık gerçekleşti. Yunanistan'ın en eski ve en büyük bankası National Bank of Greece Finansbank'ın büyük ortağı olmak üzere anlaşma imzaladı.

Bu amaçla dünyanın finansal devlerinden Citigroup'la yarışan Yunanlılar, 6 milyar dolar piyasa değeri üzerinden el sıkıştığı Finansbank'ın yüzde 46 hissesine 2,8 milyar dolar ödeyecek.

Finansbank olayı iç içe geçmiş başarıların oluşturduğu bir mutluluktur. Bu bankanın 2000 yılındaki piyasa değeri sadece 84 milyon dolardı. Altı yılda değeri 63 kat artmıştır.

Ekonomik istikrar programına sadakatin ödülü de vardır bunun içinde.

Türkiye geçen yıl da yüzde 7'nin üzerinde büyüdü. Dünya üzerinde en hızlı büyüyen ekonomilerden birine sahip olmak, geçmişte sadece faiz soygunu yapmaya gelen yabancı sermayeyi şimdi yatırımcı kimliği ile Türkiye'ye çekiyor.

Biz millet olarak karamsar olmayı severiz. Yunanlıların bir defada 2,8 milyar doları getirip Türkiye'ye yatırmaları doğru değerlendirilmelidir. Türkiye'ye ve geleceğine hiç değilse bu parayı veren Yunanlı kadar güvenmeliyiz, değil mi?

Bu büyük yatırımın, iki ülke arasındaki ticaret hacminin hızla büyümesini sağlayan bir lokomotif etkisi yapmasını bekliyoruz.

Ayrıca geçmişin karşılıklı düşmanlık üreten güvensizlik dönemi, yerini ortak menfaatlerin yarattığı işbirliği zeminine bırakacağı için siyasi sorunların çözümü bile bu yakınlaşma sayesinde kolaylaşacaktır.

AB yolunda Atina'dan kaynaklanan zorlukları aşmakta Yunanlı iş ortaklarımız artık siyasetçilerden daha yararlı olacaktır.

Çare güçlü olmak
PKK'yı kullanan melanetin niyeti iyiden iyiye ortaya çıktı.

Örgütün silâhlı adamlarına gerilla rütbesi atfetmek, sonra çatışmada öldürülen her eşkıya için çocukları sokağa dökerek devlete ve topluma şantaj yapmak...

DTP'nin dünkü açıklamasında, Bingöl'de öldürülen teröristler için "gerilla" ifadesi kullanıldı, İstanbul'daki PKK eylemlerinde 4 masum insanın ölmesinden de "derin üzüntü" duyulduğu belirtildi.

Devlet güçlerine ve masum insanlara saldıran katilleri "gerilla" sayan zihniyetin, ölümünden sorumlu olduğu masumlar için üzüntü duyabileceğine inanmak mümkün değildir.

Türkiye'nin bütünlüğüne ve huzuruna yönelik saldırılar karşısında güçlü ve kararlı olmaktan başka çıkar yol yok. Meclis ve hükümet, güvenlik güçlerinin yasal ve teknik olanaklarını geliştirmek için mümkün olan her şeyi yapmalıdır.

Halkın saldırgan ve yağmacılara karşı kendini koruma mecburiyetine düşürülmesinden daha vahim bir durum olamaz.

Böyle bir mecburiyeti hiçbir yurttaşa asla hissettirmemek lâzım.

Bunun yolu özellikle büyük kentlerde polisin ve istihbaratın güçlendirilmesinden geçiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR