Başardı ve gitti

Adanmış bir hayatı hakkını vererek yaşadı ve dün sessizce gitti. Onun yaşamı, eylemleri, bıraktıkları, saygı ile selâmlanmayı ve şükranla anılmayı hak ediyor...

Haberin Devamı

Adanmış bir hayatı hakkını vererek yaşadı ve dün sessizce gitti. Onun yaşamı, eylemleri, bıraktıkları, saygı ile selâmlanmayı ve şükranla anılmayı hak ediyor.

Duygu Asena yalnız parlak bir gazeteci olmadı; yüreğini, aklını ve yeteneklerini çok saygıdeğer bir misyon için kullandı.

Toplumun kadın hareketi öncüleri ile asla buluşamaz sanılan uzaklığına, kurduğu köprülerle çare oldu.

Yazılar, gazeteler, dergiler, kitaplar... Toplumsal işlevinin en seçkin örneklerini vererek mesleğimizi onurlandırdı Duygu.

Alçak gönüllü ve sevgi dolu mücadeleciliği ile kim bilir kaç kadını, genç kızı; hatta kadını keşfetmelerine yardımcı olduğu erkeği cinsel kimliklerini özgürce ifade edip, onurla yaşadıkları bir hayata kazandırmıştır?

O insanların hayır duaları Duygu'ya inanıyoruz ki ebedi yaşamında en makbul sevapların ruh huzurunu getirecektir.

Ama Duygu, doğru bildiği savaşını sürdürürken kadınlara ışık göstermek istemeyen taassup yarasalarının bile düşmanlıklarını çekmemeyi başarmıştı. Çünkü kimseyi hakir görmedi, feminizmi uçlarda züppelik olsun diye yapmadı.

İnancını samimiyeti ile kitleselleştirdi. Kadınlar kimliklerini kazanıp onurlarına sahip olsunlar, hayaü yaşasınlar diye savaştı.

Kazandığını görmesi ödülüdür. Allah rahmet eylesin.

THY ile oynamayın!
İdeolojik kirlenme, gelişmiş toplumlar için seyirci kalınması ayıp bir kaderdir.

Onun için hak ve özgürlüklerini böyle bir kadere mahkûm olmamak için kullanırlar, hem müesseselerini korurlar, hem onurlarını...

Dünkü VATAN'da "THY'de neler oluyor?" manşeti altında çıkan haberin yarattığı yankıların genişliği, halkımızın demokratik haklarını kullanma konusundaki zaafını bir kez daha gösterdi.

VATAN muhabirlerinin konuştuğu THY pilot ve hosteslerinden yansıyan iddialar, ellerindeki yetkiyi dine dayalı ideolojileri doğrultusunda kötüye kullanan yöneticiler yüzünden bu ulusal kuruluşumuzun irtifa kaybettiğini yansıtıyordu.

Gazeteye ulaşan okur tepkileri, pek çok yolcunun bu yanlış ve sapkın uygulamalardan haberdar olduğunu, endişe yaşadıklarını fakat tepki göstermediklerini ortaya çıkardı.

"Bir sürü toplama pilot aldılar.. İmam hatipli terzi kalfasından bile uçak teknisyeni yaptılar.. Hostesleri zamanla erkek kabin memurları ile değiştiriyorlar.."

Hatırlayacağınız gibi geçenlerde erkek memurlardan biri günah diye içki servisi yapmayı reddetmiş, bu habere Ulaştırma Bakanı tepki göstermişti.

Tam bir "tavşana kaç, tazıya tut" taktiği... Bu iktidarın siyasetçileri ve militan bürokratları dinsel bakış açılarını icraatlarına yansıtarak her şeyi bozuyor. Ama dikkat!.. THY, bu meraklarını tatmine heveslenecekleri en son kurum olmak zorundadır.

Allah korusun, ilkelliklerinin bedeli, "hızlandırılmış tren" faciasını kat kat aşacak ağırlıkta felâketler olabilir.

İktidarı uyarmak ve sürekli gözetim altında tutmak bizim görevimizdir elbet. Ama asıl görev yolcularındır.

Havacılık hata kaldırmaz.

Kimse gördüğü aksaklığı affetmeyecek, yetkilileri, toplumu haberdar etme sorumluluğunu ertelemeyecek!

DİĞER YENİ YAZILAR