Barışın da riski var

Haberin Devamı

Suriye iç savaşını durduracak olan başarı hikâyesinin kahramanı kim?

Atalarımız “üzümünü ye, bağını sorma” demişler.

Bu olayda da hikâyenin kendisi, merak edilmeyi oyuncusundan daha fazla hak ediyor.

ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin Londra’da İngiliz meslekdaşı ile açmazı konuşurken ağzından kaçırdığı bir çözüm müdür, yoksa Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in Rus mevkidaşı Lavrov’un ağzından kaparak sahiplendiği can simiti midir?

Yeter ki son dakikada gündemden düşerek parçalanmasın; iki ihtimal de barış safında yer tutanlar için değerlidir.

Onuru da, sevabı da çaba harcayanların yedi kuşak yakınlarını cennetlik yapacak kadar büyüktür.

Savaşı durduracak formül, Suriye’deki kimyasal silâh stokunu uluslararası denetime devretmesi karşılığında Beşar Esad’ın canının bağışlanmasıdır.

Suriye iç savaşındaki insan kaybı kimilerine göre 100 bindir, kimilerine göre daha fazladır. Mülteci durumuna düşenler milyonu aşıyor.

Böyle bir kıyımın bedeli, iktidar koltuğundan vazgeçmekle ödenir mi?

Esad’ın elini kolunu sallaya sallaya, cesetlerin üstüne basa basa Şam’dan çıkıp yaşanabilir bir cehenneme gitmesi, insanlık vicdanına huzur ve teselli verir mi?

Buna “evet” demek kolay değil.

Ama yine de tedbirli olmak lâzım.

Amerika ile Rusya’nın barışçı bir çözümde bu kadar çabuk anlaşması şüphe etmeye değerdir.

Mesela ABD Dışişleri Bakanı Kerry “Elindeki tüm kimyasal silâhları istese teslim edebilir ama Esad bunu yapmayacaktır” diye konuştu.

Ve Esad’ın zaman kazandırıcı yeni manevralar için kendine alan açmaya çalıştığı şüphesini açığa vurdu.

Esad’ı bağın ortasında salkımları tekmelerken görmek asla sürpriz olmaz. Barışın riski az değil!

Polise ne oldu?

Protesto gösterilerine polis müdahalesi ölümcül sonuçlar getiriyor.

Dün Eskişehir’de tekme ile öldürülen Ali İsmail Korkmaz’la ilgili haber geldi. O haberi Hatay’da yine polis tekmesiyle öldürülen Ahmet Atakan (22) haberi izledi.

Polis örgütünün motivasyonu iyi oluşturulamıyor.

Göstericileri düşman gibi görüyor genç polisler. Halbuki onların görevi halkı önlemek değil, gösteri hakkını güven içinde kullanmalarını sağlamaktır.

Polisin halkla ilişkilerinde terslik yaşanıyor.

Eskiden “POLİS İMDAT” idi ilişkinin temeli;

Şimdi epey zamandır “İMDAT POLİS” zemininde sürüyor.

Koruyan, korkutan oldu!

DİĞER YENİ YAZILAR