Barışın anahtarı

Medeniyetler İttifakı projesinin hazırlığına ev sahipliği yapmak İstanbul için, Türkiye için onurdur

Haberin Devamı

Medeniyetler İttifakı projesinin hazırlığına ev sahipliği yapmak İstanbul için, Türkiye için onurdur.

İnsanlık özlemi olan barış ve hoşgörü çağına ulaşacak olursa bu toplantının herhalde özel bir yeri olacaktır.

Dünyadaki huzursuzlukların çoğu, bütün insanların eşit onura sahip olduğu düşüncesinin, bunu kabul etmeyenlere ispat mecburiyetinden çıkıyor.

Kültürler din temelinde oluştuğundan çatışmalar da aynı zeminde yürüyor.

Kutsal savaş veya haçlı seferi; hangi adı verirseniz verin Tanrı’nın bir kısmımızı başkalarını öldürmek veya boyunduruk altına almakla görevlendirdiğine inanmak hastalıktır ve tüm dinlerin önerdiği inanışların inkârıdır. Dünyayı da zaten bu büyük günah cehenneme çeviriyor.

Hor görülme, istismar, baskı, yoksulluk ve cehalet en çok Müslüman toplumları hedef alıyor. İsyan duygusu işte o nedenle böyle toplumlarda daha kolay eyleme geçiriliyor. Tabii ki bu gücü dini saptırarak kullananlar, elbette insanların çilelerini hafifletmenin değil politik amaçlarının peşinde koşuyorlar.

Artık medeniyetler yan yana bile değil, iç içedir. Avrupa ve Amerika’da Müslüman nüfusu hızla artıyor. Müslümanlar Batı’nın sınırları dışında değil içinde yaşıyor. Artık sorunlar şu veya bu dinin veya kültürün değildir, tüm insanlığındır. Ya birlikte batacak veya birlikte kurtulacağız.

İstanbul’da Medeniyetler İttifakı’na önemli katkı sağlayan teşhisler ve öneriler yapıldı.

“Bölünmenin ve çatışmanın temelinde din değil siyaset var” tespiti ne kadar isabetli ise Filistin’de adil bir barış olmadan insanlığın özlediği huzura kavuşamayacağı da o kadar gerçekçi bir teşhistir.

*****

Ağar ne peşinde?
DYP lideri Mehmet Ağar’ın “dağ, bayır, ova” derken meseleyi nereye götüreceğini merak ediyoruz.

Önceki gün bir TV mülâkatında bölücü terörle ilgili soruları cevaplarken yeni bir şaşırtıcı çıkış yaptı:

“Türkiye’nin meselesi Erbil’den, Süleymaniye’den, okyanus ötesinden çözülmez. Ankara’dan çözülür, bunu söylüyorum. Bir adım daha ileri gideyim, milletime taahhüdüm odur ki Yozgat’ın kaderiyle Musul’un kaderi birleştirilecektir!”

Yeni bir “Fatih Mehmet” için adaylık ilânı mı bu?

Seçimlere giderken milliyetçi hayaletin uyanmasından kaynaklanan fırsatı değerlendirme gayreti midir?

Bilmiyoruz ama siyaset açık olmalıdır. Mehmet Ağar dağda terör yapanları ovada siyaset yapmaya çağıran çıkışı ile kafaları karıştırmış, ağır eleştirilerle karşılaştıkça da geri çekilerek sonuçta sanki hiç bir şey söylememiş duruma gelmişti.

Yani sonuçta PKK’lılar için ne af öneriyor, ne onlara siyaset vaat ediyordu.

Peki af yok, siyaset yoksa ovaya nasıl ve niçin inecekler?

Ağar cevapsız soruların kaynağı olmamalıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR