Zamanın ruhunu kavramak ve sunduğu fırsatları abartmadan ve küçümsemeden kullanmak...
Bunun için takvime, iyi bir hazırlığa sağlam bir iradeye ihtiyaç var.
Unutkanlık ve kurnazlık tehlikeli yanlışlardır.
Cumhurbaşkanı’nın Kopenhag ziyareti sırasında medyaya söylediği şeyler, insanda ister istemez merak yaratıyor:
Hükümet tatile mi çıktı?
Cumhurbaşkanı Gül Türkiye’nin asıl yapısal meselesinin “çözüm süreci” olduğunu düşünüyor.
Bölücü terörü barışçı çabalarla söndürmek konusunda varılan anlaşmalar “yarım yol”la ilerledi.
Böylesi meselelerde başarı, gidilecek yolun planlanmasıyla değil, ne kadarı katedildi, onunla ölçülür.
Şeytan karışmasın
İlk aşama için başarısızlıktan söz edilemez. Bayrağa sarılı tabutlar, ağlayan anneler dikkate değer biçimde azaldı. Bu durum, müzakerecilere ümit ve cesaret kazandıracağı için gelecek adına da iyidir.
Ama kuruntu her zeminde hastalıktır. Süreç konusunda uzun zamandır sessizlik yaşanıyor.
Neye yoracağız bu sessizliği?
Yürümüyor ondan mı; yoksa yürüyor da “şeytan karışmasın” niyetine “sessiz ve derinden” taktiği mi uygulanıyor?
Cumhurbaşkanı Gül’ün yaptığı değerlendirme, bütünlükçü tarafta eksiklik kaldığı şüphesini doğuruyor.
Gül hem bu eleştiriyi getiriyor hem de sağlam ve temel bir doğrultu tavsiye ediyor:
“Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü riske atacak bir gelişme kesinlikle olmamalı” diyor.
Mutabakatın çerçevesini de çiziyor:
“Herkesin eşit vatandaşlık temelinde barış, huzur içinde yaşaması için...”
Barışı yormayalım
Abdullah Gül “sorunlarımızı çözecek bir yol bulmalıyız” dedi.
Son demoktarikleşme paketi ile sürece katkısı olan adımlar atıldı. Bu gerçeğin adeta fark edilmemiş olmasından rahatsız.
Çözüm Süreci, gerçekleşmesi imkânsız bir barışın adı hâline getirilmemelidir.
Başbakan ikide bir ant içer gibi “tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan” uyarısı yapıyor.
Eminim ki yarınki Türkiye’nin temellerini de aynı değerler oluşturacak.
“Başbakan’ın çizdiği çerçeveye otuz yıldır süren bir savaşın barışı nasıl olur da sığar?” diye sorabilirsiniz.
Haklı da olabilirsiniz.
Ama herkes şundan emin olmalı ki barışçıl bir çözümün başka yolu yoktur.
Barışçı çözüm için tek yol..
Haberin Devamı

