Duygular büyük hayallerle acı gerçekler arasında gidip geliyor. Buna alışmak zorundayız.
Çözüm süreci eğer riskleri hesap etmeyen bir tedbirsizlikle götürülürse başarı sağlanamaz.
Barış iradesi, her şeyden önce iddiadan vazgeçmek, iki tarafın ortasında bir yerde buluşmak, uzlaşmaktır.
İki taraf da masadan kalkarken zafer kazanmadığını bilecek, buna baştan razı olacaktır.
Genar şirketinin yaptığı son kamuoyu araştırması sürecin demokratik zemine fazlasıyla sahip bulunduğunu ortaya koyuyor.
“Türkler ve Kürtler aynı devlet çatısı altında yaşamaya devam etmeli” seçeneğine “evet” diyenlerin oranı yüzde 95 oldu.
“T.C. vatandaşı olmak sizi rahatsız ediyor mu?” sorusunu cevaplayanların yüzde 94.2’si “hayır” dedi.
Bu tablo, sürecin gereği olan pazarlıkta rejimi değiştirecek tavizlerin verileceği endişelerini gereksiz ve geçersiz kılıyor.
39 baro adına yayınlanan açıklamada buna da vurgu yapıldı:
“Hiç kimse ya da hiçbir güç, bu topraklarda yaşayan insanların birlikte yaşama iradesini bozamaz.”
Baroların bildirisinde Türklük kavramı da karşılığını buluyor:
“Anayasa’nın 66/1. maddesine göre Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.
Türklük kavramı etnik ve biyolojik değil, sosyolojik ve kültürel bir kavramdır.
Irka aidiyeti değil, ülkeye ve Türk milletine mensubiyeti ifade eder.”
PKK’nın kendi mantığında bile terör yapmayı mazur gösterecek sebep kalmamıştır. Ama varlığını terörle sürdürmeye mahkûm bir yapı elbette barışa direnecektir.
Nitekim örgütün kıdemli yöneticilerinden Duran Kalkan’ın silahlı unsurların çekilmesi konusunda yaptığı itirazcı çıkış, çözüm sürecine olumlu katkı yapmayacaktır.
Duran Kalkan PKK’nın silahlı adamlarının Türkiye’den çekilmediğini, herkesin yerli yerinde olduğunu, geri çekilmeye ikna edilmesinin de kolay olmayacağını söylemiştir.
Belli ki PKK yöneticileri kamuoyundaki iyimser beklentiyi, müzakere kozu olarak kullanmak istiyor.
Duran Kalkan bunu yaptı. Örgütün çekilmek için koşulları olduğunu bu şekilde ortaya koydu.
“Geri çekilmenin başlayıp yürüyebilmesi için Öcalan’ın gerillaya doğrudan hitap edebilmesi şart. Bunu herkes bilmeli” dedi.
Çözüm sürecinin ilerlemesi kolay olmayacak.
İkinci, üçüncü adamların ağzından müzakere yürütmenin yanlışlığına Öcalan’ın ikna edilmesi gerekiyor.
Barış iradesi
Haberin Devamı

