Baraj zenginleri

Başbakan Erdoğan yüzde 10'luk seçim barajını indirmeyeceklerini söyledi. Gayet faziletli bir gerekçe de bulmuş. "Koalisyon dönemlerinde hep gerileme oldu. Türkiye'yi yeni bir koalisyon dönemine itmeyi düşünmüyoruz" diyor...

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan yüzde 10'luk seçim barajını indirmeyeceklerini söyledi.

Gayet faziletli bir gerekçe de bulmuş.
"Koalisyon dönemlerinde hep gerileme oldu. Türkiye'yi yeni bir koalisyon dönemine itmeyi düşünmüyoruz" diyor.

TÜSİAD'ın "Seçim barajı indirilmeli" önerisine Başbakan gibi CHP lideri de karşı çıktı.

O, farklı bir öcü gösteriyor.
"Yüzde 10 barajının indirilmesi, etnik temelde bir siyasal yapılanmayı başlatabilir. Bu da istikrarsızlık getirir" dedi.

Demokratik temsil, saygının tezahürüdür. Saygı gören bir kültür de ayrılık değil bütünleşme sebebidir.

Baykal bunu bilmez mi?
ikisinin de derdi demokrasi değil, sadece avantajlarını korumak için savaşıyorlar.

AKP kullanılan oyların yüzde 34'nü alarak meclisteki sandalyelerin üçte ikisini, CHP de
yüzde 19 oy oranı ile geri kalan üçte biri aldı.

Öteki partilerin aldığı ve toplamda yüzde 47'yi bulan milyonlarca oy çöpe gitti.

Daha doğrusu AKP ve CHP paylaştılar baraja takılan oyları.

Erdoğan'la Baykal'ın itirazları doğaldır.
Çünkü biri "Baraj Kralı" ise öteki de "Baraj Prensi"dir.

Piyango zenginlerine benzeyen baraj zenginleri hiç değilse eleştiri ve önerilere daha açık olmalılar.

Başbakan TÜSİAD'ın seçim barajını indirme önerisine, meslek liseleri eleştirisine ve Rektör Aşkın'a yönelik muameleye gösterdiği tepkiye belli ki içerlemiş.

"Otursunlar oturduktan yerde, kendi işlerine baksınlar" demeye getirdi dün.

TÜSİAD "tüccar kulübü" değil, geçmişi ile övünmeyi hak eden güçlü bir sivil toplum kuruluşudur.

TÜSİAD'ın tepki gösterme hak ve yetkisini tartışan bir iktidar kaybeder.

Korkudan tedbire geçelim
Deprem tatbikatı, İstanbul'u bekleyen depremin yıkımını azaltacaksa ne âlâ...

Ama sadece kurtarma ve enkaz kaldırma etkinliğini artıracaksa yetti artık.

Her an deprem olabileceğini ve başımıza neler geleceğini biliyoruz, ezberledik.

Deprem senaryosu 32 bin ölü, 135 bin yıkık bina gösteriyor. Tamam da artik deprem hazırlığı, korkutarak zorlamaktan tedbire yatırım yapmaya özendirmelidir bizleri.

Halkı da, yönetenleri de..

Kriz yönetiminden risk yönetimine ne
zaman geçeceğiz?

Depremin mali faturası 50 milyar dolar olacak deniyor. Şu gerçeği unutmayalım:

Deprem hazırlığına harcanan her 1 lira, 10 lira olarak geri dönüyor.

Yani birbirimizi korkutacak yerde, birlik olup iktidarı zorlayalım.

Ya köprüleri, viyadükleri, kamu binalarını güçlendireceğiz veya bir gün onların enkazına eğilip "Kimse var mı?" diye bağıracağız.

DİĞER YENİ YAZILAR