TÜSİAD'ın dünkü toplantısı "yiğidi öldür, hakkını ver" atasözünü destekleyen konuşmalara sahne oldu.
Eleştiri ve öneriler övgülerin eşliğinde geldi. Cumhurbaşkanı Sezer, ekonomideki sonuçları överken iyileşmenin tüm toplum kesimlerine yaygınlaştırılması için çağrı yaptı.
TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı ile Yüksek istişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç da makro istikramı sağlanması sayesinde 2006 için olumlu bir atmosferin yaratıldığını, bununla birlikte cari açık, işsizlik ve bölgesel gelişme dengesizlikleri gibi riskler bulunduğunu belirterek acil tedbir istedi.
Mustafa Koç'un en can alıcı eleştirisi eğitim alanında oldu. Çünkü Türkiye yüksek ölçekte işsizliği kalifiye eleman sıkıntısı ile bir arada yaşıyor.
Koç "Başarılı olmuş ülkelerde meslek liseleri doğrudan mesleğe yönlendirirken bizde meslek liselerinin üniversiteye geçiş basamağı olarak kullanılabilmesi için kavgalar edilmektedir" dedi.
Sabancı, kalıcı istikrarın siyasi önlemi için TÜSİAD'ın seçim ve partiler yasasında değişiklik önerdiğini belirtti.
"Seçimde baraj mutlaka düşürülmeli ve seçim sistemi, seçmenin hesap sorabileceği, siyasete daha aktif katılabileceği bir yapıya kavuşturulmalı" dedi.
Öneriyi Cumhurbaşkanı da destekledi. Sezer yüzde 10 olan barajın yedi veya sekize çekilebileceğini, daha fazlasının hükümet kurmakta sorun çıkarabileceğini savundu.
Başbakan TÜSİAD toplantısına katılmadığı için iktidarın tavrı anlaşılamadı. Fakat AKP'nin "Yüzde 10 baraj olmaz" eleştirisi getiren Avrupa Birliği'ne de direndiği biliniyor.
Çünkü bu adaletsizlik şimdilik AKP yaranna çalışıyor.
Bize kalırsa muhalefet önümüzdeki seçime, barajın inmeyeceğini hesaba katarak hazırlanmalı!
İzmir'e bir unvan lazımsa eğer...
İzmir'in "ilk seçimde üzerinden silip atacağı yakıştırma" meğer "Gâvur İzmir" değilmiş.
Başbakan "Solun Kalesi" demek istemiş!
MHP lideri Bahçeli, Tayyip Erdoğan için "Hazırlıksız çok konuşan bir şahsiyet" demişti. Galiba haklı.
Devirdiği çamları ayağa kaldırmak bile pahalıya patlıyor.
İyi zamanlarında DP, AP, ANAP bu kentin desteğini almıştır; rejimin korunmaya muhtaç olduğu dönemlerinde CHP sigorta olarak öne çıkarılmıştır.
Siyasi yasakların 1987 yılındaki referandum sırasında İzmir'den gelen 200 bin fark sayesinde kıl payı kalktığı unutulmasın. O nedenle İzmir'e dense dense "Demokrasinin Kalesi" denebilir.
İzmir, laik ve demokratik cumhuriyete dost bütün partileri denedi, sadece din istismarı yapanlara vize vermedi.
Başbakan bu kaleyi fethetmek istiyorsa sözde değil, gerçekten değişmek zorunda!
Baraj inmez
TÜSİAD'ın dünkü toplantısı "yiğidi öldür, hakkını ver" atasözünü destekleyen konuşmalara sahne oldu. Eleştiri ve öneriler övgülerin eşliğinde geldi. Cumhurbaşkanı Sezer, ekonomideki sonuçları överken iyileşmenin tüm toplum kesimlerine yaygınlaştırılması için çağrı yaptı
Haberin Devamı

