Rahmetli bir büyüğüm “maymunu ateşe atmışlar, yavrusunun üstüne basmış” derdi böyle durumlarda.
Ortak bir değere zarar vereceğini anladıkları zaman insanlar, çıkarları elvermese bile susmayı tercih ederler.
Bu fedakârlık toplum katında kendilerini gözden düşürme tehlikesi taşısa bile dişlerini sıkar, sabır gösterirler.
Ama bir yere kadar..
Balyoz hükümlüsü askerlerle ailelerinin yaşadıkları mağduriyetten etkilenen kamuoyu, eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ı, Balyoz mağdurlarını kurtaracak bilgileri sakındığı gerekçesiyle yoğun bir şekilde eleştiriyor.
Hatta bu tepkiler, eleştiri sınırlarını aşıp hakarete dayanabiliyor.
Günahsızlar
Hasdal Askeri Cezaevi’nden gönderilen son mektup, emekli orgeneral Aytaç Yalman’ın suskunluğuna son vermiştir.
Ağır hapis cezalarına hüküm giyen silâh arkadaşları onu, “masum insanların suçlu ilân edilmesine önemli katkı sağlamak”la suçlamıştır.
Aytaç Yalman da haksız suçlandığını çünkü tanıklık yapmak için ısrarla tekrarladığı başvuruları mahkemenin geri çevirdiğini belirtti.
Ama cevap metninin içinde dikkat çekici bir çelişki var.
Mesela “Ceza alan ve bigünah (günahsız) olduğuna inandığım arkadaşlarımın mutsuzluğu, hayat ve hayalleri üzerine benim mutlu ve huzurlu olmam mümkün mü?”
Birkaç paragraf sonra bir Hint atasözünü hatırlatıyor:
“Konuşmaya karar verdiğinizde söyleyeceklerinizin susmaktan daha iyi olduğundan emin olun..”
Eski Kara Kuvvetleri Komutanı uyarıyor; söyleyeceği şeylerin cezaevindekileri memnun edeceğine garanti gözüyle bakmamak gerektiğini belirtiyor.
Selçuk’un rolü
Konuşmaya karar vermesi yine de iyi bir gelişmedir.
Arkadaşlarını ateşe atmak kaygısı altında konuşmaya karar vermesi ama bunu yazdığı kitabına saklaması, gerçeğe giden yolda hızlanma vaat etmiyor .
Ama mutlu olmalıyız ki Prof. Dr. Sami Selçuk gibi yargıçlar var.
O hem eski Yargıtay Başkanı’dır hem de Bilkent’te akademisyendir.
Bu ayrıcalığı ona etkin bir rol oynama sorumluluğu yüklemiştir. Bunu kamu yararına cesaret ve özenle yapıyor.
Sami Selçuk, Balyoz’da suçun oluşmadığını, hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunun gerçekleşmediğini söylüyor ve şunu diyor:
“Öyleyse Başsavcı’nın onanan Balyoz kararlarını Ceza Genel Kurulu’na taşıması farz olmuştur!”
Eninde sonunda adil bir mahkeme...
Olur mu, olur!
Balyoz adalete kavuşabilir...
Haberin Devamı

