Baltalı iktidar

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan dün "Bizi yolumuzdan kimse çeviremez" dedi. Sözünü ettiği yol, Baltalimanı yolu..

Haberin Devamı

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan dün "Bizi yolumuzdan kimse çeviremez" dedi.

Sözünü ettiği yol, Baltalimanı yolu..

İstanbul Oniversitesi'ne tahsisli Baltalimanı Sahil Sarayı'nı mutlaka geri alacaklarını söyleyen Unakıtan "bizi korkutamazlar" diyor.

Bu sözü bile korku duyulması normal sayılabilecek bir işe kalkışmış olduklarının itirafıdır.

Çünkü üniversite "Bu tesisi bize 1933'te Atatürk vermişti" diyor.

Geri alma kararının, üniversiteleri iktidar kontrolü altına almaya yönelik YÖK tasarısına en sert direnişi gösteren İstanbul Üniversitesi'ne karşı gözdağı olduğu söyleniyor.

YÖK tasarısında üniversite iktidara boyun eğseydi, yabancı konukları ağırlamak, bilimsel ve sosyal etkinliler için kullanılan bu saray geri istenecek miydi? İstenmeyecekti.

Bakan Unakıtan, niyet deşifre eden bu yargının sonuçlarından korkmadıklarını ilân ediyor ama "Diğer kuruluşlara yapılan tahsisleri de kaldıracağız" diyerek minareye kılıf hazırlıyor.

VATAN muhabirleri "üniversiteye yönelik intikam" görüntüsünü silmek için iktidarın, yine Baltalimanı'nda yer alan Polisevi tesislerine el koymaya hazırlandığını belirledi.

Bunu yapmasınlar. Çünkü bir yanlış, başka bir yanlışla düzeltilemez.

Haksızlık temelinde eşitlik sağlamaya kalkanlara "korkmuyoruz" deseler bile kimse inanmaz.

Polisevi, çoğu varoşlarda yoksulluk sınırında yaşayan polislerin uygar bir sosyal ortamla ve denizle buluştukları yegâne yerdir.

Üniversiteye göz dağı vermek uğruna onlan da mağdur etmek, devlet gücünü kötüye kullanmaktır.

Yasal kılıf bulunsa bile ahlâka sığmaz.

İktidar, kamu sosyal tesislerinin bazı sınıflara ayrıcalık sağladığını, devlete pahalıya mal olduğunu düşünüyorsa, eşitlik ve genellik kuralına uygun bir yasa çıkarsın.

Buna gücü yetmiyorsa, gücünün yettiğine yüklenmesin.

Çünkü adaletsiz güç zulümdür!

Bayrama kıymayın
Cumhuriyet Bayramı'nı amacından ve anlamından saptıracak tehlike işaretleri alıyorum..

Pek çok kutlama etkinliği zemininde öne çıkarılacağı görülen laiklik vurgusu, bayramı AKP iktidarına yönelik bir saldırı ve meydan okuma havasına çevirirse, bu büyük hata olur.

Cumhuriyetin temel ilkesi laiklik elbette söylev ve konferansların konusu olacaktır. Ama asla çatışma sebebi haline getirilmemelidir.

Ulusal bütünleşmenin mayası olan Cumhuriyet ve Atatürkçülük, siyasi amaçlarla halkın içinde korku ve vehim üretme bahanesi yapılmamalıdır.

Bayram insanlarımıza, sahip oldukları değerleri sevdirmeli, korkuya düşürmeden düşündürmeli ama mutlaka ve mutlaka sevinç, umut ve mutluluk vermelidir.

Bayram havasını bir avuç kötü niyetli ve geri kafalı yüzünden zehirlemek, 80 yıllık cumhuriyete güvensizlik ve haksızlık olmaz mı?

DİĞER YENİ YAZILAR