Kürt sorununu ve terör sorununu bitirmek uğruna göze aldığı özverinin boyutlarını Başbakan söylemişti.
“Çözüm için baldıran zehri dahi olsa içeriz” sözleri, inandırıcı bir kararlılık yansıttığı için halkta olumlu bir etki yarattı.
İmralı seferleri eskisinden daha merak ve umut uyandırdı.
Ama pazartesi günkü ziyaret ardından BDP lideri Demirtaş’ın Ataköy Marina’da yaptığı açıklama yok mu; işte o açıklama sürecin çok yanlış ve tahrik edici bir yola her an girebileceğinin tehlike çanlarını çalmaya başladı.
Öcalan’dan nakledilen “selâm ve sevgi” sözcükleri, galip komutan edası ile açıklanan büyük ölçekli vaatler ve talimatlar; başkalarını bilmiyorum
ama bende çok acılı ve acıklı duygular yarattı.
Baldıran zehri, onu içmek zorunda kalanların ağızlarında herhâlde böyle bir tat bırakıyordur!
Böyle bir gücü var mı?
Öcalan’ın, okusun diye BDP Başkanı’nın eline tutuşturduğu notta ilk hedefin “Türkiye’nin demokratikleşmesi” olacağı belirtiliyor.
Sonra Öcalan 21 Mart Nevruz kutlaması için hazırladığı bildiri ile tarihi bir çağrı yapacağını haber veriyor.
“Silâh meselesini hızla ve zaman kaybetmeden, bir tek can dahi yitirilmeden çözmek istiyorum” diyor.
Örgütün silâhlı unsurlarının hızla geri çekilmesi ve barışın kalıcı hâle gelmesi için parlamentonun ve partilerin üstlenmek zorunda oldukları tarihi sorumluluğu da hatırlatıyor.
İmralı dönüşü Öcalan’ın notlarını okuyan BDP Genel Başkanı Selâhattin Demirtaş gazetecilerden soru kabul etmemiştir.
Bu durum Öcalan’ın konuştuğu yerde BDP Başkanı’na dahi söz düşmeyeceği gerçeğini ortaya koyuyor.
Gözümüze görünmesin
Yalnız kabul etmeliyiz ki konuştuğu şeyler, denemek için uğrunda gerçekten büyük fedakârlıkları göze almaya değecek hedeflerdir.
Ama öznenin Öcalan olması çoğunluğun gözünde bu kazanımların değerini düşürüyor.
“Ondan gelecek hayır Allah’tan gelsin” dedirtiyor.
Öcalan’ın muzaffer komutan havası basarak gündem sahnesinin önünde durup devamlı vaatler sıralaması sürece zarar verecektir.
Bir terör örgütüne ve bir zamanlar “Bebek Katili” diye anılan teröriste yenilmişlik duygusu yaşamayı hiçbir toplum hazmedemez.
Öcalan Türk halkı için acılı ve kanlı bir geçmişi temsil ediyor.
Gerçekleştireceği kesin bile olsa barışçı bir geleceğin müjdesini veremez.
En iyisi, yapabileceğini yapmalı, ama yüzü görünmemeli, sesi duyulmamalıdır.
Kendisi için hayal kurma hakkı yok mu; var ama çok zaman geçmesi lâzım.
Baldıran tadı
Haberin Devamı

