Balayı bitti

Eski demir perde ülkelerinin yöneticileri Özal zamanında Türkiye'ye gelip özelleştirme için akıl alırlardı

Haberin Devamı

Eski demir perde ülkelerinin yöneticileri Özal zamanında Türkiye'ye gelip özelleştirme için akıl alırlardı.

Özal'dan sonra bu işi bizden aldıkları akılla nasıl başardıklarının hikâyesini anlatmaya geldiler.

Onları hayranlık ve daha çok da kıskançlıkla dinledik.

Çünkü aklımızın erdiği şeye yüreğimiz yetmemiş, Türkiye'yi özelleştirme kuyruğunda beklerken can veren fabrikaların mezarlığına çevirmiştik.

VATAN'in bugünkü manşeti bu sorunun trajikomik örneklerinden birini ele alıyor.

Sümer Holding'in Bakırköy'de bir türlü özelleştirilemeyen bir gömlek fabrikası var. Fabrika sekiz aydır çalışmıyor ama 689 bin işçisine her ay maaşlannı tıkır tıkır ödüyor.

Fabrika çalışırken de zarar ediyordu. Devlet gömlek üretir mi?

Kazıklanan devlet
Şimdi önerilen fiyat "düşük" denilecek ve özelleştirme yine ertelenecek, işletme gömlek yerine zarar üretmeye devam edecektir.

Bu fabrika 1986 yılında 40 milyon dolara mal edilmiş.

Dün konuştuğum büyük bir tekstilci "Aynı fabrikayı, üstelik yeni teknoloji ile bugün en fazla 4 milyon dolara mal edebilirim" dedi.

İktidar gerçekçi olmalı ve teklif verecek olanların sadece fabrikanın arazisini satıp para kazanmak amacıyla geleceklerini bilmelidir.

Çünkü bugün hiçbir yatırımcı teknolojisi eski bir fabrikayı içindeki işçilerle satın almayı düşünemez.

"O zaman ben de satmam" diyebilir iktidar.

Ama bu, ekonomik değil, popülist bir siyasi yaklaşım olur.

Asıl sınav şimdi
Eski iktidarlar satmadılar. Oy kaybetme kaygısı ile ve ceplerinden ödemedikleri için zararları Hazine'ye ödettiler. Türkiye yolsuzluğu en yaygın, borcu en yüksek devlet haline geldi.

Kriz yalnız ekonomiyi değil yoksulluk sınırı altında yaşamaya mahkûm edilen hakim ve savcılar yüzünden başta yargı olmak üzere eğitim ve sağlık hizmetlerini bile dumura uğrattı.

Devleti batırdılar da kendileri kurtuldular mı? İş başındakiler, özelleştirmeyi gayya kuyusu haline getiren eski iktidarların uğradığı felâketi unutmamalıdır.

Hükümetin ekonomide yaptığı, Derviş'in mirasını yemekten ve kriz nedeniyle dibe vurmanın meyvelerini toplamaktan ibaret kaldı.

Artık balayı bitmiştir. Asıl zorlu dönem şimdi başlıyor.

İktidarda bilgi, beceri, yaratıcılık ve cesaret var mı; bundan sonra göreceğiz.

DİĞER YENİ YAZILAR