Bahane Olmasın

Haberin Devamı

Dağlıca’daki PKK baskını sırasında kaçırılan sekiz asker dün iade edildi.

Bıçak sırtında geçirdikleri iki hafta sonunda gençlerimizin kurtulmuş olmaları mutluluk veren bir başarıdır.

Çünkü Türkiye, askeri gücünü kullanmak mecburiyetinde kalmadan, sadece onun caydırıcı etkinliğinden yararlanarak sonuç elde etmiştir.

Ama mesele bununla bitmiyor. Askerlerin iadesi sırasındaki sahneler mide bulandıran bir iki yüzlülüğü yansıtıyordu.

Amerikalıların yerlerini bilmediklerini söyledikleri, Talabani ve Barzani’nin “bulmak imkânsız” dedikleri teröristler rehin askerleri dağdan indiriyor, karayolunun kenarında Kuzey Irak Kürt Yönetimi’nin yetkililerine teslim ediyordu.

Yol kenarına kurulan bir masa, örgüt bayrağı ve İmralı’daki bebek katilinin resmi işlenmiş örtü üstünde teslim belgeleri imzalanıyor, bir terörist örgütün propaganda fırsatını sömürmekte göze alabileceği arsızlığın rekoru kırılırken Türkiye’den giden 3 DTP’li milletvekili bu kötü oyunda üstlerine düşeni yapıyorlardı.

Bu tecrübeler öğreticidir. Ama daha önemlisi, olaydaki zamanlamanın davet ettiği şüphelerdir.

Çünkü bu iade olayı, bugünkü Beyaz Saray buluşmasına dönük hayallerimizi yıkabilir.

Dün sabaha kadar Başkan Bush’un Türkiye’yi askeri operasyondan vazgeçirmek için en küçük bir nedeni bulunmuyordu. Şimdi “askerlerin iadesi bahanesi” var.

Baş başa kaldıklarında Başkan Bush “Kararlılık ve işbirliğimiz meyvesini hemen verdi. Bağdat ve Kuzey Irak bölgesel yönetimini beraber motive edebiliriz. Bu olumlu yeni havanın gelişmesine biraz zaman tanımalıyız” diyebilir.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün “Askerlerin bırakılması nedeniyle Irak hükümetinin çabalarını alkışlıyoruz” demesi işaret fişeğidir.

Şu soru hep zihnimizi kurcalayacak: Bu olay mı Başkan Bush’a koz verdi, yoksa askerlerin iadesi özel olarak bu hedef gözetilerek mi kurgulandı?

Her ne ise... Başbakan Erdoğan’ın Beyaz Saray’dan istediğini alma şansı zayıflamıştır.

*****

Özel Kuvvetler

Az şey yapılmadı AB yolunda, az hak verilmedi. Terör hedefi olmayı hak etmiyoruz.

Zaten terörün sebebi de hak, özgürlük değil. PKK büyük bir mali imparatorluk haline gelmiştir.

Çarkını çevirmek ve geçimini buradan sağlayanları beslemek için şiddet uygulamaya, şiddeti mazur göstermek için de siyasi talepler seslendirmeye mecburdur.

Belli ki ne yaparsak yapalım PKK silâh bırakmayacaktır. O zaman terörle mücadelenin öteki gereklerini ihmal etmeden askeri çözümün etkinliğini artırmak önem kazanıyor. Yeni bir icat mı gerekiyor?

Hayır. Çare, eski Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş’in Fikret Bilâ’ya söylediklerinde var:

“İlk taburu Ankara’da kurduk. O tabur dağlarda ovalarda eğitim yaptı. Arazi koşullarına alıştılar. Çok güçlüdürler, çok iyi silah kullanırlar. Onlar Güneydoğu’nun gizli kahramanlarıydılar. Teröristler gibi dağlarda yaşar, onları bulur, etkisiz hale getirir.”

Özel Kuvvetler dağları devralmalı!



DİĞER YENİ YAZILAR