Baba ve Oğul

Babam ve Oğlum bu yılın en iyi Türk filmi olarak altı tane ödül almış. Tebrikler.. Maliye Bakara ile oğlunun siyaset sahnesindeki oyunu da kapalı gişe sürüyor

Haberin Devamı

Babam ve Oğlum bu yılın en iyi Türk filmi olarak altı tane ödül almış. Tebrikler..

Maliye Bakara ile oğlunun siyaset sahnesindeki oyunu da kapalı gişe sürüyor.

Bakalım o nasıl bitecek?
Ödüllü film çok ağlatması ile ünlenmişti; Unakıtanlar'ın sonu da bakalım o kadar ağlatacak mı?

Unakıtanlar'ın kimseden ödül beklentileri yok. Onlar ödülleri, iktidar nüfuzunu cüretle kullanarak kendileri topluyorlar.

"Ortada bir yolsuzluk yok, fırsatlar değerlendiriliyor, başarı kendiliğinden geliyor" diyebilirler ama olmaz ki, tesadüfler de bir aileyi bu kadar ısrarla kayırmaz ki!

Unakıtan ailesinin "başarılan" vicdanlarda çalkalandıkça isyan dalgalan köpürüyor.

Kemal Unakıtan artık iktidar partisi için yük haline gelmiştir. Değişim iddiasını AKP keşke hak etseydi de Unakıtan yarasına daha birinci gensoruda neşteri vursaydı.

İkinci gensoruyu da "devrim muhafızı kafası" ile püskürten AKP artik Unakıtan'in suç ve günahlarını sahiplenmiş durumdadır.

Siyasi muhalefetin tam istediği şey de budur. Çünkü AKP'li Fuat Gecen'in korkusu muhalefetin dileği ve hedefidir. Nedir o?

AKP yolsuzluk yüzünden iktidara geldi, onu iktidardan yine yolsuzluklar götürecektir!

Muhalif partiler bu yüzden Unakıtan'ı AKP ile aynlmaz bir bütün haline getirmenin tahriklerini tezgâhlıyorlar. Maliye Bakanı'nın halka karşı kellesini ister gibi yapıp öbür yanda onu inadına sahiplenmesi için Başbakan'a tuzaklar kuruyorlar.

CHP lideri Baykal dün "Yolsuzluk iddialarının merkezinde Maliye Bakara değil bizzat Başbakan vardır. Yolsuzluklar takım dayanışması içinde götürülmektedir" dedi.

AKP yönetimi için karar vaktidir:
Ya bir "baba ve oğul" feda edilecek veya "bütün sülâle" riske atılacak!

Yargıtay tepkisi
Yargıtay'dan dün önemli bir açıklama yapıldı.

Bir gün önce "Sauna Çetesi" elebaşısının Yargıtay'daki Sedat Şahin dosyasını "halletmek" için muhatabından 3 milyon dolar istediğine dair iddia, telefon bant kaydına dayanılarak bazı gazete ve TV'lerde haber oldu.

Yargıtay'ın açıklamasında Sedat Şahin'le ilgili olarak ne konuşmanın yapıldığı 2005 yılı nisanında ne de bugün itibariyle Yargıtay'a intikal etmiş bir dava dosyası bulunmadığı belirtildi.

Son zamanlardaki benzer yayınlar, açıklamanın içeriğinden anlaşılıyor ki Yargıtay'da "hangi akla hizmet ettiği anlaşılamayan bir karalama kampanyası yürütüldüğü" şüphesi uyandırmış görünüyor.

Biz yargıya güveni sarsma kastına medyanın alet olacağını asla düşünmeyiz. Mesleki rekabet içinde ölçünün kaçırıldığı bir örnek de hüküm oluşturmamalıdır.

Ama Yargıtay'ın kurum onurunu ve meslek namusunu korumak konusunda gösterdiği enerjik tepkiyi her şeye rağmen yararlı buluyoruz. Toplumun adalete inanmaya çok ihtiyacı var.

Çabalarımızı bu inancı güçlendirmek amacında birleştirmeliyiz!

DİĞER YENİ YAZILAR