Adalet Bakanı Cemil Çiçek iktidar partisinin en tecrübeli siyasetçilerinden biri.
Dürüstlüğüne şimdiye kadar hiçbir gölge düşmedi. Birikimli, tutarlı, dengeli ve çalışkan kimliği ona saygınlık kazandırdı.
AKP iktidarı bu özelliklerinden ötürü onu vitrinine çıkardı, Hükümet Sözcüsü yaptı.
Adalet Bakanı olarak ulaşma ayrıcalığına sahip olduğu bilgiler, Cemil Çiçek'in ruhunda isyan yaratmış olmalı. Konu yolsuzluk olunca alışılmış soğukkanlılığı kayboluyor.
Dün Hukuk Kurultayı'nda ve sonra gazetecilerle görüşmesinde şunları söyledi:
"Siyasetçiler de dahil her meslek grubu kendi hırsızını koruduğu sürece yolsuzluklarla mücadele edemeyiz.
Kimse mevzuat yetersiz demesin. Ne isteniyorsa yapacağız.
Türkiye'de bu işlere bulaşmamış kesim kalmamış. Herkes kendi hırsızını koruyacaksa biz bu işten sonuç alamayız.."
Merak kampanyası
Bu açıklamalar, iktidarın milletvekilleri ile birlikte bürokratların da dokunulmazlık ayrıcalığını kaldırmaya karar verdiğinin müjdesi ise bunu selâmlarız.
Ama Adalet Bakanı Çiçek bu konuda bir çalışma takvimi vermedi. Reklâmcıların "merak kampanyası" diye adlandırdıkları, devlet üslubuna uymayan bir yönteme başvurarak şu açıklamayı yaptı:
"Önümüzdeki günlerde çok önemli gelişmeler olacak. Acaba mesleki duyarlılığımızı objektif olarak ortaya koyacak mıyız? 'Canım olmaz, biz onu tanıyoruz, o böyle şeyler yapmaz' şeklinde mi değerlendirme yapılacak? Üç beş gün birinci sayfa manşetinden verip sonra kaldıracak mıyız?"
Bu sitemli uyarının muhatabı medyadır.
Bu konuşma bir işaret fişeği ise Cemil Çiçek'in sözlerinden şu çıkabilir:
Saatli bomba olmaz
Birkaç gün içinde büyük bir hırsız ve büyük bir hırsızlık açıklanacak.
Bakan meslek şovenizminden yakındığına ve "yazın da görelim" demeye getirdiğine göre dürbünlü tüfeğin hedefine kilitlenen kişi yüksek ihtimalle bir medya mensubu olacak.
Biz, VATAN'ın bağımsızlığını kanıtlayacak yeni bir fırsat doğduğu için bundan yararlanırız. Haber, önemine göre hak ettiği yeri VATAN'da mutlaka bulur.
Fakat bu üslubun, yani tehdit eden, terörize eden bir devlet görüntüsünün bizi mutlu etmediğini de söylemek zorundayız.
"Azzz sonra.. Bizden ayrılmayın" diyen bir devleti kendimize yakıştıramıyoruz.
Çünkü toplumda linç duygusunu tahrik etmek, yargısız infaz yoluyla adalete güven duygusunu tahrip etmektir.
Adalet Bakanı "bomba"yı gecikmeden hemen bugün patlatmalı veya yanlış anlaşıldığını açıklayıp doğru neyse onu anlatmalıdır.
Gündem oluşturmak için bilgi saklamak, toplumu aşağılamaktır!
Azzz sonraaa...
Adalet Bakanı Cemil Çiçek iktidar partisinin en tecrübeli siyasetçilerinden biri. Dürüstlüğüne şimdiye kadar hiçbir gölge düşmedi
Haberin Devamı

