Azınlık meclisi

Yeni parlamentonun iki partiye dayalı yapısı Türkiye'nin hayrına olacak mı?

Haberin Devamı

Meclisi dün bu bakış açısından izledim. Sonunda biriken izlenimler bana ümit verdi.
Çünkü iki taraf da meclisin temsil zaafiyetinin kendilerini diyalog ve işbirliği yapmaya mecbur ettiğini görüyorlar.
Bu meclisin, köklü bir anayasa yapma yeteneğine sahip bulunmadığını gerekçelendiren Baykal'ın tezi doğruydu:
3 Kasım seçimi, seçmenin yalnızca yüzde 41, 2 oranındaki bir azınlığını meclise yansıtmıştır.
Baykal "Bu bize alçak gönüllü olmak, ölçümüzü çok iyi bilmek mükellefiyetini yüklemektedir. Toplumu oluşturan kesimleri, kurumları, düşünce ve duyarlılıkları, Türkiye'nin hassas dengelerini yok sayarak, 'Güç bende' diyerek yeni bir anayasa yapmayı, kimse aklından geçirmemelidir " dedi.

Değişimin izleri..
Alışık olduğumuz siyaset kültürü, "Anayasal düzenin temelleriyle oynamayın, rejim sorunu çıkarmayın" diyen sert muhalefet üslubuna iktidarın "hodri meydan" karşılığı vermesi bekleyişi yaratıyor.
Oysa Başbakan Abdullah Gül, Baykal'ın en çok bu uyarısından etkilediğini söyledi.
"Aritmetik çoğunluğa dayanma arzumuz, gizli kapaklı hiçbir niyetimiz yoktur" diyerek, azınlık meclisi yapısından gelen sınırlamalara saygılı olacakları mesajını verdi. Başbakan, gü-
venli, uzlaşmacı, hakim ve içerikli bir performans gösterdi genelde.
Fakat milletvekili dokunulmazlıkları meselesinde aynı ölçüde inandırıcı olamadı.
Deniz Baykal'ın talebi açık ve güçlü idi:
"Gelin siyaseti birlikte kirlilikten arındıralım. Aranızda yargılananlar var. Bunlar suçsuzsa bırakın aklansınlar. Aklanmalarını engelliyorsanız, suçlu olduklarını siz de kabul ediyorsunuz demektir.. "

Yumuşak karın..
Yolsuzluktan yargılanırken milletvekili dokunulmazlığı ile kurtulan AKP milletvekilleri, iktidarın yumuşak karnı olacak görünüyor.
Başbakan Gül'ün Baykal'a verdiği cevap bu şüpheyi ne yazık ki destekliyor.
Gül "Türkiye'de o kadar çok dokunulmayan kişi ve kesimler var ki bunların hep birlikte ele alınması lazım" dedi.
Oysa arınmayı, siyasetten başlatmak lâzım.
Bu acil sorunu, memur dokunulmazlığı ile genişletmek, çözümü yokuşa sürmektir. "Öteleme" kurnazlığına sapmaktır.
Millet öncelikle dokunulmazlık zırhına muhtaç olmayan bir meclis istiyor. Bundan kaçan bir meclis, memurun hesap vermesini talep edemez.
Dün iktidar, dokunulmazlıklar konusundaki zaafiyetini hissetmiştir. Bu da iyi olmuştur.
Kamuoyundan gelecek baskı, AKP'yi direnme beyhudeliğinden kurtarabilir.
İktidar, on - on beş adamını korumaktan daha önemli sorumluluklar taşıdığı gerçeğine uzun süre sırtını dönemez.

DİĞER YENİ YAZILAR