Başbakan’ın seçim mitinglerinde sözünü ettiği “İstiklâl Savaşı” bu mudur acaba?
Yoksa söz konusu olan şey düpedüz iktidar kavgası mı?
Manzara açık; Başbakan elinde tuttuğu devlet gücünü hiçbir kurum veya bireyle paylaşmaya razı değil.
Bu yüzden, ülkeyi yönetmek için gereken ne varsa hepsini orkestrasının içine katmaya çalışıyor.
Son zamanlarda bir kırılma yaşanıyor.
Anayasa Mahkemesi “tek adam” rejimine geçit vermeyeceği duygusu uyandıran kararlar alıyor.
Anayasa Mahkemesi’nin son iptal kararları, Tayyip Erdoğan’ın oluşturmaya çalıştığı “toptan iktidar” projesini geçersiz kılacak eylem planı gibidir.
Ama Başbakan da yoluna taş konulmasını seyretmeyecektir.
Bunu başarıp başaramadığını göreceğiz. Çünkü devlet, direneceğini son iptal kararları ile belli etmiştir.
Bu iktidarın ürünü olduğu halde Anayasa Mahkemesi, AKP iktidarını telâşa düşürecek kararlar almıştır.
Başbakan konuşmalarında dini referanslara başvurduğu zaman bilin ki zor bir durumla karşı karşıyadır.
Önceki gün yaptığı konuşmadan küçük bir alıntı bu tesbiti doğrulayabilir:
“Bir savcı düşünün; vicdanıyla, yasayla değil Pensilvanya’dan gelen emirle dava açıyor..”
“Bu ülkenin vicdanı ve cesareti olan yürekli hakim ve savcılarına sesleniyorum; Allah’a olan sevdanızı ortaya koyun, vicdanınızın sesini duyun cesaretinizle bu paralel yapının temsilcilerini siz çökertin!”
On yılı aşkın süren bir ihmal dönemi, dini bütün bir toplum yaratma şansı olarak görülmüş, bu yüzden korunmuştu.
Şimdi sonuçlarından şikâyet ediliyor.
Din, siyasetin de dili haline gelmiştir.
Millet dine olan sevdasını nasıl ortaya koyacak; hazırda bir plan var mı?
Devletin vatandaşından istediği şey yasalara uymak değil midir?
Her iş bitti de sıra AKP’nin 12 yıldır iktidarını paylaştığı cemaati çökertmeye mi geldi?
İktidarın günahları laik yapıyı sakatlayan sebeplerdir.
Buradan olsa olsa sahte laik bir devlete varılır.
Başbakan “tek adam” iddiasını sürdürmek istiyorsa kavgalı olduğu kurum, birey ve değerlerle barışmayı başarmalı vatandaşlarını barışın huzuru ile buluşturmalı.
Dünkü gazetelerde gördüğünüz gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin notunu indirmişler.
Kavgacı siyaset görüldüğü gibi belirsizlik ve güvensizlik üretiyor.
Din sömürüsü iktidar koruma aracı haline gelince, milletin huzuru ile ekmeği de tehlikeye girer; dikkat!
Ayrılmaz ikili ekmek ve huzur
Haberin Devamı

