AYM kararının önemi!

Anayasa Mahkemesi’nin “Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanması ve hazırlanan iddianame” konusundaki kararını açıkladı.

AYM 17 üyesinden 16’sının kararıyla “Dündar ve Gül’ün tutuklanmasının hak ihlali” olduğuna karar verdi.

Tutuklama kararının “hukuki olmadığı” bildirilen raporda iki gazetecinin “basın ve ifade özgürlüğü haklarının yanı sıra kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarının da ihlal edildiği”ne yer verildi.

AYM kararı, iddianamedeki “casusluk, hükümeti ortadan kaldırma ve görev yapmasını engelleme, silahlı terör örgütüne üyelik” gibi suçlamaların gerçeği yansıtmadığını göstermiş oluyor.

Bu karar İstanbul Cumhuriyet Savcılığına gönderildikten sonra Dündar ve Gül’ün 3 aylık tutukluluğu tahliye ile sonuçlanacaktır.

Yine bu karar Anayasa Mahkemelerinin “hukuk devletleri için ne kadar önemli olduğunu” ortaya koyuyor. AYM’ler yanlış yasaların çıkmasını, iktidar partilerinin vereceği kararların denetlenmesini, gerekiyorsa yanlışların önlenmesini, baskılara yer verilmemesini sağladıkları gibi mahkemelerin verdiği yanlış kararlardan geri dönülmesi açısından da hayati önem taşır.

Haberin Devamı

Bu nedenle bir hukuk devletinde “varlıkları tartışılmaz”dır.

Terör ve teröristler!

Ankara’da “yeni bir eylem” hazırlığında olan teröristler güvenlik ekiplerini görünce kaçmışlar ve bıraktıkları “yüklü miktarda patlayıcı” ele geçmiş.

Güvenlik ekipleri o anda orada olmasaydı bir başka kanlı eylemi gerçekleştireceklerdi.

Dün Diyarbakır Sur’da teslim olan 3 PKK’lının “pişman olduklarını, halka zarar vermekten başka hiçbir şey yapmadıklarını” söyleyerek diğer teröristlere de teslim olmaları için çağrıda bulundukları haberi vardı.

Bu PKK’lılar “halkın kendilerine destek vermediğini” açıklıyorlar. “Evleri kullanılamaz hale getirdiklerini, insanları zor durumda bıraktıklarını, daha başka teslim olmak isteyen PKK’lıların da olduğunu ama vurulmaktan veya öldürülmekten korktuklarını” anlatıyorlar.

Teröristler bunu söylerken; Ankara saldırısını yapan YPG’li için taziyeye giden ve “Rojova’da olan burada da olacak” sözleriyle bölünmekten söz eden, PKK-YPG eylemlerine katkıda bulunan HDP acaba “halk bizi destekliyor” diyerek bu tutumuna devam mı edecek?

Haberin Devamı

Başkanlık ve muhalefet

Suriye ve Rusya ile gerginlik sürüyor, terör “Güneydoğu dışındaki şehirlerde de tehlike artarak” sürüyor ama ne muhalefet partilerindeki iç kavgalar, ne de “başkanlık tartışmaları” hiç durmuyor.

İktidar partisi adına konuşanlar “CHP yeni anayasa sürecini sabote etti” derken CHP Genel Başkanı ve milletvekilleri, MHP milletvekilleri “Komisyonda sadece başkanlık isteyen ve her şeyi bunun üzerine inşa eden bir anlayışla karşılaştık, AKP uzlaşmaya yanaşmadı” açıklaması yaptılar.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik dün “Başkanlık sistemi de Parlamenter sistem gibi meşru bir sistemdir. Meşruiyetin sınırını CHP çizmiyor, evrensel değerlerle çiziliyor” dedi.

Burada asıl mesele “başkanlığın meşruiyeti” değil, Türkiye’nin siyasi şartlarında “denetleme mekanizması”nın olmayacağıdır. Başkanlık tartışmasını millete de çok iyi anlatmak gerekiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR