Ayıptır baylar!

Ulusun hayatına, haysiyetine, kutsal sayılan tüm değerlerine yönelmiş en alçakça saldırıdır terör...

Haberin Devamı

Ulusun hayatına, haysiyetine, kutsal sayılan tüm değerlerine yönelmiş en alçakça saldırıdır terör.

Böyle bir hıyanete hedef olan toplumlar millet şuuruyla birleşirler. Enerji bölünmesin diye öteki ihtilâflarını askıya alırlar.

Partileri, aralarındaki rekabeti en azından terörle mücadelenin zarar görmeyeceği alanlara indirirler. Birbirlerini, açıklarını abartarak sömürmezler, terörizmin yararına olmasın diye küçültmeye, düzeltmeye çalışırlar.

Bir de bizdeki manzaraya bakın:

Başbakan'ın "Silâhı bırakın, masaya gelin" çağrısı, alt kimlik - üst kimlik nitelemesi gibi sömürüye elverişli bir gaftı.

Başbakan bunu fark ettiği için "Türkçeden Türkçeye tercüman lığını yapan Başbakanlık Sözcüsü marifetiyle adresinin PKK olmadığını özellikle açıkladı.

Ama düzeltme yapılması CHP için fark etmedi, Deniz Baykal kaplan gibi avının üstüne atladı ve Sinop'ta iktidarı PKK ile pazarlığa oturmanın hazırlığı içinde olmakla suçlayan sözler söyledi.

Baykal, Başbakan'ın daha önce ve elbette başka bir amaçla sarfettiği "Türkiye'yi ben pazarlarım" sözlerini çekiştirerek memleketi PKK'ya satacağı imasında bulunmaya kalkıştı.

Erdoğan halkın idrakine güvenerek gülüp geçebilirdi. Ama başaramadı, onun yerine karşı saldırıya geçti:

Deniz Baykal'a 1991 seçimlerinde SHP listesinden milletvekili yaptıkları DEP'lilerin bugün PKK örgütünün lider kadrosu olduğunu hatırlattı.

"Beraber yürüdüler o yollarda" dedi.

Güvenlik güçleri terörle savaşıyor, memleket evlâdan her gün şehit düşüyor, ülkeyi yöneten siyasetçiler ve alternatifleri birbirlerini terör örgütüyle işbirliği içinde gösteriyor.

Ayıp değil mi? Millete günah değil mi?

İhtiras ve egoizmin utanma duygusunu kaybettirdiği liderlere mahkûm olmak bizim kaderimiz mi?

Bu makûs talihi değiştirmeyi başaramayacak mıyız?

Çöplük olmamak için
İstanbul Tuzla'da toprağa gömülü binlerce varil atık bulundu.

Çevre, yaşam alanımızın temelidir.

Ha onun bağrına zehirli variller gömmüşsünüz, ha halkın üstüne kimyasal bomba atmışsınız, farkı yok...

Devlet Tuzla'ya kanserojen atıkları gizlice yığarak toplumun hayatına saldıran vicdansızları mutlaka bulmalı, teşhir edip ibretlik cezalara çarptırmalıdır.

Zengin ülkelerin bazı sanayicileri atıklarını yok etmek için para harcayacak yerde çevre bilinci gelişmemiş ülkelere yolluyorlar.

Eğer Tuzla'daki doğa cinayeti faili meçhul kalırsa, yetmiş iki milletin tecavüzcüsüne davetiye çıkarmanın yanlışına düşeriz.

Bu hakareti bize reva gören her kimse, onu pişman etmeliyiz!

DİĞER YENİ YAZILAR