Ayıplı kumar

Din istismarı ile yozlaşan bir siyaset, topluma ne kötülükler getirebilir, ne dertler açabilir?

Haberin Devamı

Din istismarı ile yozlaşan bir siyaset, topluma ne kötülükler getirebilir, ne dertler açabilir?

Yeni Türk Ceza Kanunu tasarısı üzerindeki tartışmalar sayesinde bu sorunun cevabını hep birlikte yeniden alıyoruz..

Reform diye övünebileceğimiz 348 maddelik bir tasarı çıktı. Bu tasanyı meclisten hemen geçirip AB sürecinde büyük bir avantaj elde edeceğimizi düşlüyorduk.

Ama tam bu noktada AB şampiyonu iktidarın değişim motoru tersine çalışmaya başladı.

Türbana serbesti sağlamak için 115. maddeyi; din adamlarının siyaset yapmalarını suç olmaktan çıkarmak için 219. maddeyi; yasak kisveleri giyenleri cezadan kurtarmak için 222. maddeyi değiştirmek ve bir de zina durumunda kadınlara yeniden hapis cezası getiren yeni bir maddeyi eklemek istediklerini ilân ettiler.

Çağdaş bir din bilgini olan Devlet Bakanı Mehmet Aydın "Laik devlet, zaten toplumun desteklediği bir rejimdir" diyordu daha geçen gün. Şimdi "bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu" demez misiniz?

"Bizi bu lâflarla uyutmak mı istiyorlar?" tedirginliğine düşmez misiniz?

CHP'nin taktiği
Nitekim tarihi AB randevusu arifesinde AKP'de uyanan bu gerici ruh korku yaratmıştır. Pazarlıkta CHP bu korkudan etkilenen taktikler yürütmüştür.

Çünkü iktidar mecliste tasarıya istediği biçimi verebilecek güçtedir. Evet, böyle bir kumarın AKP'ye ağır maliyeti olur ama ülkeye zararı daha büyük olur.

O yüzden CHP pazarlık sırasında laikliği zedeleyecek üç madde değişikliğinden iktidarı vazgeçirmek karşılığında zinayı suç sayan maddenin tasarıya eklenmesi isteğini taviz olarak kabul etmiştir.

Fakat bu tavizi verirken CHP de kaybetmeyeceğine inandığı bir kumar oynamıştır.

Çünkü şeriat hukukuyla yönetilen ülkeler dışında zina hiçbir yerde suç değil, sadece boşanma sebebi sayılmaktadır.

Bizde eskiden suçtu ama erkeği kayıran bu maddeyi eşitliğe aykırılığı nedeniyle beş yıl önce Anayasa Mahkemesi iptal etmişti.

Korkunç senaryo
CHP bu tavizi "iktidar nasıl olsa kullanamaz" diye vermiştir ve zorlaştırmak için eşitlik şartına bağlamıştır.

Yani zina suç sayılacaksa erkekler de kadınlarla aynı cezaya muhatap olmalıdır.

Hatta "aile kurumu korunmak isteniyorsa zina şikâyete bağlı olmasın, takibi doğrudan savcının görevi olsun!"

Böyle bir Türkiye'yi hayal edebiliyor musunuz? Seks tuzakları, hafiyeler, kasetler, şantajlar, yerlerde sürüklenen onurlar, imam nikâhı ile ikinci eş almış on binlerce erkeğe mapushane yolları..

Deniz Baykal "zinaya hapis" tavizini verirken bu cehennemi görmedi mi?

Dün bir CHP yöneticisine bu soruyu sordum. "Gördü elbet. Ama AKP'liler de görsünler ve korkup vazgeçsinler istedi" diye cevap verdi.

Dileğimiz, siyaset cambazlarının ipten inmeleridir.

Bu akıl ve ahlâk dışı gidişe AB'nin uyarısı ile değil, kendi akıl ve izanımızla son vermemizdir!

DİĞER YENİ YAZILAR