2001 Adli yılının açışında Yargıtay Başkanı Sami Selçuk şöyle demişti: "Yolsuzluklar çağında yaşıyoruz. 'Kara paraya karşı önlem alınmazsa 2020 yılında ABD Başkanı'nı mafya seçecektir' denilen bir çağdır bu. Bu çağda Türkiye, dünya istatistiklerinde yolsuzlukların en çok ürediği ülkelerin arasında yer alıyor."
Gerçekten de Dünya Bankası'nın 1996 endeksine göre Arnavutluk, Bulgaristan, Slovenya, Litvanya yolsuzlukta Türkiye'den daha kötü durumdayken 1999'dan sonra Türkiye bunların gerisine düşmüştür.
Sami Selçuk'un önerdiği tedbirler bunca yıl niçin alınamamıştır?
Cevabı aynı konuşmada var: "Yolsuzluk üreten düzenden yararlananların, o düzenle savaşmaları olanaksızdır!"
CHP dün önemli bir açıklama yaptı: "Mecliste bekleyen dokunulmazlık dosyalarının 28'ini, milletvekili seçilmeye engel suçlar oluşturuyor. 28 milletvekili arasında Başbakan ve 5 bakan da var.."
Bu tespit, dokunulmazlıklar meselesinde niçin mesafe alınamadığı sorusuna cevap oluşturuyor.
Yolsuzluk suçlamasına hedef olan AKP milletvekili Cemal Kaya dokunulmazlığı kaldırılıp yargılanabilirdi ama milletvekilliğinden istifaya mecbur edildi. Niçin?
Aksi halde millet, 28 iktidar mensubunun dokunulmazlık dosyaları niçin işleme konmuyor diye soracaktı.
Cemal Kaya, parti büyüklerine ve dokunulmazlıklara kurban edilmiştir.
Entrikadır bu. Ama halkın kafasını karıştırmak amacında elde edilen başarı uzun ömürlü ve hayırlı olamaz.
Çünkü milletvekili seçilmeye engel suçlar işledikleri iddiasıyla yargının mahkemeye çıkarmak istediği kişiler şu anda kanun yapıyor, ülkeyi yönetiyor.
Milletin bu gerçeğe uyanmasını kim, daha ne kadar önleyebilir?
Sorumsuzluk ve öldüren rekabet
Toplumsal gerginliği besleyen yeterince sebep var zaten.
Önderlik rolündeki herkesin bu gerçeği görmesi, gücünü barış ve kardeşlik ruhunu ayağa kaldırmak amacında kullanması gerekiyor. Bunu en kolay spor yöneticileri yapabilir.
Çünkü yarış ve barış sporun doğasıdır. Ama kötü ellerde ölümcül hale gelebiliyor.
İşte Bursa'da "En büyük Cim-Bom" narası ile başlayan bir kavga 17 yaşında bir fidanın hayatını söndürmüştür.
Kulüp rekabetini kitleleri kışkırtan ölçüsüz sözlerle tırmandıran idareciler bu elim olaydaki rollerini sorgulamalıdırlar.
Ölüme sebebiyet suçunun hukuki unsurları belki oluşmamıştır ama vicdanlar, sporu savaş, rakibi düşman görüntüsüne sokan beyanları suçlayacaktır, suçlamalıdır.
Yeter artık!
Ayıplı direniş!
Yolsuzlukla mücadelede başarı elde etmiş ülkelerin ortak özelliği şudur: Seçimle gelenler de dahil tüm kamu görevlileri istisnasız halka hesap vermek durumunda
Haberin Devamı

