Ayıp oluyor!

Haberin Devamı

Kabahatini marifetmiş gibi propaganda vesilesi yapma yanlışını Tayyip Erdoğan’a Deniz Baykal’dan daha çok yakıştırırım.
Ama milletvekili adaylarını kamuoyuna tanıtmak amacıyla şarkılı, çalgılı bir toplantı düzenleyerek CHP lideri Baykal sürpriz yaptı.
Adam gibi bir demokrasi olsa parti tabanının seçip lidere tanıtması gereken milletvekili adaylarını “tek seçici” rolündeki lider “iftiharla sunar” havasında medya yoluyla halka tanıttı.
Öbür partiler de aynı şekilde belirledi adaylarını ama hiç değilse övünmediler bu ayıplarıyla.
“Sistemin ayıbı” diyorlar ya bazıları, o daha çok koyuyor insana. Çünkü sistem lider sultası önermiyor. Hastalık kendimizde; iyiler değil, kötü seçimler emsal oluyor. Yanlışın bu kadar bulaşıcı etki gösterdiği bir toplumsal bünye az bulunur!
İsmet Paşa 27 Mayıs’tan sonraki seçimde iki ihtilâlci subayı İstanbul listesinden aday göstermek için İstanbul İl Başkanı’na talimat vermek istemiş. Aldığı cevaba bakın:
“Paşam buna benim yetkim yok. Hatta sizin de yok!”
İşte ispatı... AB yolundaki reformlara rağmen siyasi temsil zemininde 40 yıl önce bugünden çok daha ileri durumdaydık.
Lidere kul olmaya mahkûm milletvekilleri yerine seçicisi parti üyeleri olan temsilciler meclise giriyor olabilseydi, bugünkü sorunlarımızın bir çoğu çözülmüş olur, bir kısmı ise hiç doğmazdı bile.
Baykal’ın toplantıdaki şu sözünü de doğru bulmadım;
“Seçimleri kazandığımızda bizimle birlikte Türk halkı, Türkiye Cumhuriyeti ve Mustafa Kemal Atatürk kazanmış olacak...”
Kaybederse bu durumda Atatürk de kaybetmiş olmayacak mı?
Atatürk’ü seçime sokmayı Baykal’a yakıştıramadım.
Kaybettiği seçimlerin faturasını ödememekte gösterdiği hüner her zaman süperdir ama... Bu kadarı çok fazla!

*****


Süpere bak!

Amerika, Türk halkı katında elli yılda kazandığı güven ve itibarı iki yılda yedi bitirdi adeta...
Irak’ta görevli Amerikalı general Dana Pittard’ın Washington Post gazetesine yaptığı şu açıklamaya bakın:
“Kuzey Irak’taki Bölgesel Kürt Yönetimi ya PKK’yı etkisiz hale getirmeye yardımcı olmalı ya da sonuçlarına katlanmalıdır.”
Bu sözlerden ne çıkarırsınız?
“Kuzey Irak’ta barınıp Türkiye’de eylem yaptıktan sonra tekrar oraya dönen PKK’lı teröristlerinden Kürt yönetimi sorumludur. Bu faaliyeti önlemek onların görevidir. Yapmadıkları takdirde, bu işi Türkiye’nin sıcak takiple yapma hakkı doğar ve Kürt yönetimi de o zaman buna katlanmak zorunda kalır.”
Böyle anlamak gerekiyor ama gazetenin başka kaynaklardan aldığı bilgiler, Washington’un bu konuda Kuzey Irak Kürt yönetimine mecburiyet yüklemekten uzak durduğunu gösteriyor.
Belli ki sabrının sınırındaki Türkiye’yi frenlemek için generallere bile rol veren bir “Yalan Rüzgârı” senaryosu oynanıyor.
Koskoca Sovyetler Birliği’ni diz çöktürtüp dağıtan “Süper Amerika”nın düştüğü duruma bakın!

DİĞER YENİ YAZILAR