Başbakan gerilim siyasetinin ülkeye ve AKP iktidarına zarar vereceğini biliyor ve uzak durmaya çalışıyor.
Ama türban ve imam hatip muhabbeti açıldığı zaman kendini tutamıyor. Verdiği son TV mülâkatında Cumhurbaşkanı Sezer’e eleştiri sınırlarını aşan nitelemeler ve suçlamalar yöneltti.
Efendim iktidarın atama kararnamesini sevkettiği bürokratların evlerine “elemanlar göndermek suretiyle eşinin başı örtülü mü açık mı; kimler geliyor, kimler gidiyor; bunlar araştırılıyor”muş.
Başbakan “Bu ne çirkin, ne ayıptır” diye isyan ediyor.
Ayıbın muhatabı kimdir, düşünmeden karar vermemek lâzım:
Jurnalci yöntemleriyle yüksek bürokratların aile yaşamlarını inceleyerek onların ideolojik eğilimlerini teşhis etmeye çalışmanın “çirkin” diye nitelenmesi yerindedir.
Ama ayıbın asıl sahibi bu ayıplı araştırma yöntemine başvuranlar mıdır, yoksa sebep olanlar mı?
Yani yüksek bürokrasiye atama yaparken eşinin türbanlı oluşunu seçim kriteri haline getiren siyasi iktidar şikâyetçi ve mağdur rolü oynamayı hak ediyor mu?
Buna rol çalma denir ve AKP de bunu yapıyor!
Devletin sicil belgeleri yeterli değilse ve Cumhurbaşkanı’nın ayrıntılı bilgi istediği makamlar apartman kapıcısından istihbarat yapmaya mecbur kalmışlarsa bunun sorumluluğu Çankaya’ya yüklenemez.
Suçluları asıl, türbanı cumhuriyete muhalif ideolojinin bayrağı yapan siyaset cambazları arasında aramak gerekir.
Sezer’in hassasiyeti kuruntu değil. Görev süresi içinde devleti ve rejimi korumak için kendine ait bir üslubunun olması doğaldır.
Cumhuriyetten din devletine geçişin zamanının geldiğini savunan bir Başbakanlık Müsteşarı bunca uyarı ve eleştiriye rağmen yerinde oturuyorsa bu tedbir yetersiz bile kalır.
Kalıyor da!
Adaleti görmek isteriz
Yargı Acaristanbul için karar verdi: 138 villa yıkılacak bölge yeniden orman haline getirilecek.
Türkiye’de hukuk da var, hakim de var; mesele adaleti uygulayacak devlet gücünü harekete geçirmek.
İsmet Acar dün yıkım kararına itiraz edeceğini, sonuç alamazsa villaları kendisinin yıkacağını söyledi ve sorumlularından zararının tazmin edilmesini isteyeceğini bildirdi.
Acaristanbul’un sorunu, Orman idaresinin izni bulunmadığı halde belediyeden inşaat ruhsatı alınarak bu doğa katliamının gerçekleştirilmesi.
Toplum parasal maliyeti ne olursa olsun yargı kararının yerine getirilmesini ve bölgenin ormana kazandırılmasını bekliyor.
Çünkü adaletin hükmünü yerine getirememesinden daha ağır bir israf ve hasar olamaz!
Ayıp kimin?
Başbakan gerilim siyasetinin ülkeye ve AKP iktidarına zarar vereceğini biliyor ve uzak durmaya çalışıyor
Haberin Devamı

