Ayıp, kayıp!

Siyasetin en yoksulu, projeden yoksun siyasettir. O da bizde!

Haberin Devamı

Siyasetin en yoksulu, projeden yoksun siyasettir. O da bizde!
Umut veren bir gelecek vaadi sunamadıkları zaman siyasetçiler halka sahip olduklarını da kaybedebilecekleri korkusunu salarak ayakta durmaya çalışırlar.

Bizimkiler bunu hep yapıyor.

ANAP Genel Başkanı Mumcu, Neşe Düzel’e dün doğru bir tespit yapmıştı: “CHP ve AKP çözülmesini istemedikleri sorunlar üzerinden topluma kendilerini dayatıyorlar. Din elden gidiyor, laiklik elden gidiyor diyerek korku siyaseti yapıyorlar..”

Baykal, Fas’ın yolunda ilerlediğimizi söylüyor. Bu korkuyu “Halkı ezdirmeyeceğiz; Ülkeyi soydurmayacağız; Devleti böldürmeyeceğiz” sloganları ile tatlandırıyor ama...

Nasıl yapacaksınız? Nerede projeleriniz? Cevap yok!

Bu gidişle CHP sadece korkutabildiği seçmenlerin oyları ile yetinmek zorunda kalacaktır. O oran da geçen seçim aldığından daha düşük olacaktır.

Ağlayan başbakan
AKP cephesi de aynı kafada ama onların iktidar nimetlerinden yandaşlarını yararlandırma avantajları var. İktidar olma morali pek çok soruna sabırla katlanmayı kolaylaştırıyor.

Başbakan imam-hatiplilerin pikniğine katılmış ve “ellerinden alınan eğitim hakkının er geç geri verileceğini” söylemiş. Onlara Mehmet Akif’in bir şiiri ile mesaj vermiş:

“Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;

Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzarım!”

Erdoğan, siyasetteki yerini fethetmek için minareleri süngü, kubbeleri miğfer, müminleri asker sayan şiirle hücuma kalkmıştı. Şimdi kalbi parça parça ama susuyor. Çünkü iktidarda!

Bu haberi veren internet sitesindeki okuyucu yorumları, ibretli uyarılar taşıyordu.

İmam-hatip kaynaklı olduğu anlaşılan okurlar Başbakan’ın tavrını samimi bulmuyor, eleştiriyor, birçokları kınıyordu.

Gerçekten de Başbakan’ın okuduğu şiir, anayasa değiştirecek çoğunluğa sahip bir iktidara yakışmaz, olsa olsa Ecevit’in son koalisyonuna benzer bir çaresizlik karmaşasına yakışır.

Ama belli ki CHP nasıl seçimde irtica tehdidi ile korkuttuğu kesimlerin oylarını alacağına güveniyorsa AKP de din sömürüsünün kendisini ikinci kez iktidara getireceğinden o kadar emin görünüyor.

Uçuran sömürüler...
Oysa bu güçte bir iktidar dört yılda bazı vaatlerini gerçekleştirememişse hiçbir siyasi bahanesi olamaz. Bu durumda yapılacak tek onurlu ve akıllı tercih, mesele yapılan taleplerin ya hukuka ya bilime ya mantığa uymadığının kabulüdür.

Deneyen ve başaramayan iktidarın ikinci seçim dönemi için hukuka, bilime, mantığa uyumlu yeni çözümler projelendirmesi gerekir değil mi?

Öyle ama AKP türban ve imam hatibin rantını bir seçim daha yemeye taliptir. Günahını bile bile.

DİĞER YENİ YAZILAR