Dokunulmazlıklar konusundaki kararlı tutumu CHP'nin tek fiyakası idi.
Fakat öyle görünüyor ki ana muhalefet partisi o özelliğini de kaybedecek.
Silvan Başsavcılığı, CHP Genel Saymanı ve Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Yıldız'in dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi.
Talebi içeren fezlekeye iki önemli belge eklendi. Bunlardan ilki, Batman Barajı'nda Mahmut Yıldız'ın şişirilmiş hak ediş tutanakları ile devleti dolandırdığı iddiasına kanıt oluşturuyor.
Baraja kum ve çakıl taşınan mesafeleri olduğundan uzak gösteren tutanakta CHP'li Yıldız'ın imzası bulunuyor.
İkinci belge ise Mahmut Yıldız'ın bu durumu açığa çıkaran bilirkişiyi ölümle tehdit ettiğine dair şikâyeti içeriyor.
CHP Genel Saymanı Yıldız, hakkındaki suçlama fezleke aşamasına geldiği takdirde milletvekilliğinden derhal istifa edeceğini söylemişti. Bu sözünü unuttu..
Daha önemlisi Baykal, yolsuzlukla suçlanan Şişli Belediye Başkanı Sarıgül'ü partiden atmışken Mahmut Yıldız'a dokunmuyor.
Demek ki derdi "partisinde sadece namuslu insanlar görmek" değildir. Yeter ki liderliğini tartışmasınlar, koltuğuna göz koymasınlar!
Bu çifte standart, tüm siyasi kavgaların sahte olduğunu, lider egoizminden başka belirleyici bulunmadığını kanıtlıyor.
Bu millet kimseye güvenemeyecek mi? Siyasetçiler bindikleri dalı kesmeye daha ne kadar devam edecekler?
Bundan sonra olacakları tahmin etmek zor değildir:
Meclisteki AKP çoğunluğu, kendilerini de yutacak gedik açılmasın diye Yıldız'ın dokunulmazlığını, o istese bile kaldırmayacaktır.
Mahmut Yıldız eğer sözünün eri bir adamsa AKP'lilerin adalete saygısız bencilliğini teşhir edip o gün milletvekilliğinden istifa ermeli ve kendi iradesi ile yargının yolunu açmalıdır.
Baykal'a gelince.. Ona herhangi bir önerimiz yok.
Çünkü o "savunduğum değerlerle ters düşüyor muyum?" kaygılarını çoktan aşmış bulunuyor!
Önce korkuyu yenmek
Fenerbahçe ve Galatasaray takımları Olimpiyat Stadı'nda yarın kupa finali için karşı karşıya gelecekler.
Son maçlarda tribünlerden yansıyan saldırı görüntüleri, gerçekte futbol bayramı olarak kutlanmayı hak eden bir olayı korku sebebi haline getirmiştir.
Sporun kitleye dönük yüzünde heyecan, zevk ve eğlence vardır.
Futbol, dostluğa zarar vermeyen tek rekabet değil mi?
İki takımdan biri yenecek, öbürü yenilecektir. Yenilen takım ve taraftarları için dünyanın sonu gelmeyecektir. Çünkü bu ne ilk maçtır, ne de son maç olacaktır.
Öyleyse bu büyük zevki ve heyecanı niçin korkuyla zehirliyoruz?
İsteyen korkmadan biletini alsın ve gitsin maça.
Uygarlık daha maç başlamadan yenilmesin!
Ayıp, kayıp!
Dokunulmazlıklar konusundaki kararlı tutumu CHP'nin tek fiyakası idi
Haberin Devamı

