Ayıp, kayıp!

Haberin Devamı

Askerler çok beğendikleri şeyleri “her türlü takdirin üzerinde” diye nitelerler. Bu tespiti ilginç bulurum.

AKP’nin dün tanık olduğumuz bir uygulaması ironik bir şekilde bu deyişi hatırlattı.

Din, iman, vicdan, ahlâk lâfları sözcülerinin dilinden düşmeyen iktidar partisi, resmi araçların seçim faaliyetinde kullanılmasını men eden yasaklar yürürlüğe girdiği gün (dün) ne yaptı biliyor musunuz?

Mitinge giden Başbakan’ı, kırmızı plâkası üstüne sivil plâka vidalayıp sözde özelleştirdikleri makam otomobiline bindirdiler.

Başbakan Erdoğan da bindi, gitti.

Kanun ve nizamla kavgalı tipler, bu yaratıcılığı (!) her türlü takdirin üzerinde bulup alkışlayacaklardır.

Ama AKP’yi, ahlâkın temel oluşturduğu yeni bir yaşam tarzını yakalamak umudu ile destekleyen ve beş yılda umutları büyük erozyonlara uğrayan kitle aynı şekilde düşünmeyecektir.

Yöntemi yakışmadı

Meselâ bazıları “Bu yasak da pek çağdışı. Başbakan mitinge taksi ile gidecek değil ya” diyebilir.

Akıl dışı mevzuatı açık açık ihlâl etmek de düzene muhalefetin bir yöntemi, bir siyaset tavrıdır. Doğru ama öylesi dikine bir muhalefet de kırmızı plâkanın üstüne sivil plâka vidalayarak yapılmaz ki!..

Buna “minareye kılıf uydurmak” denir. Böyle bir üslup yasayı ve yasağı dolanmaktır, güven değil şüphe uyandırır.

O nedenle Kasımpaşalı Başbakan’a hiç mi hiç yakışmıyor.

Kural tanımazlık, etik kuralların da rahatlıkla paspas muamelesi görmesi sonucunu davet ediyor.

Dünkü Hürriyet haber veriyordu: İstanbul’un 2300 billboard’unu 5 milyon YTL karşılığı Abdullah Gül’ün babası ile kardeşinin ortak şirketine yaptırmışlar.

Belediyenin billboard’ları devrettiği yabancı ortaklı şirket, imalât işini yapacak kişiyi hangi ilhamın etkisiyle bilinmez, Kayseri’de bulmuş.

Kayseri’de bulunan imalâtçı da AKP’nin ikinci adamı Gül’ün babası ile kardeşi çıkmış!

Kayseri’de Aztek...

Bu keşfin herhalde Abdullah Gül’le bir ilgisi yoktur. Kim bilir, belki şirketin ASTEKSAN adı siparişi verenlerin aklını, merakını çelmiştir.

Malum, tarihte Azteklerin çok ileri uygarlığına ev sahipliği yapan kıta bir anda yok olmuş, bilim adamları “onca bilgi ve teknoloji ne oldu” merakının yıllarca peşinde koşmuşlardır.

Gül’lerin şirketindeki ASTEK adı, Aztek uygarlığını çağrıştırıp “Bunlar Aztek gizemini çözdü galiba” şüphesini uyandırmış, billboard’larda müthiş bir teknoloji devrimi yapılacağı umudunu vaat etmiş olabilir mi? Olabilir.

Yoksa dini bütün insanların kamu görevi yapmaktan kaynaklanan güçlerini böyle ticari menfaatlere dönüştürme hevesine düşeceklerine ihtimal veremeyiz. Mazallah büyük günah işleriz!

Bu teknoloji ile onlar MHP’li bir hükümetin veya belediyenin bile işini alabilirler.

002 plakalı Başbakanlık aracına sivil plâka takılması hilebazlığına gelince... Onu da CHP’nin Başbakan çevresine yerleştirdiği bir köstebek takmış olabilir.

Başbakan da bu hainliği açıklayarak milletten bugün özür dileyebilir.

Bekleriz!

DİĞER YENİ YAZILAR