Devletin dinci bir örgüt tarafından kuşatıldığını ilân eden polis şefi Avcı’nın tutuklanması kimseyi şaşırtmadı.
Çünkü toplum şaşkınlık yaşama kotasını Hanefi Avcı’nın “Haliç’te Yaşayan Simonlar” adlı kitabındaki rezaletleri okuduğunda fazlasıyla tüketmişti.
Geriye teferruat sayılacak nedenler üstünde fikir jimnastiği yapacak dar bir alan kalmıştı. Nitekim internette VATAN sitesi dün bir anket başlattı. Soru şu:
1. Hanefi Avcı kitabı yazdığı için mi operasyona uğradı?
2. Operasyon yapılacağını bildiği için mi kitabı yazdı?
Kendi adıma birinci şıktaki ihtimalin geçerli olacağına inanıyorum. Çünkü Avcı’yı yakından tanıyan hiç kimse onun kendini savunmak uğruna bile olsa yalana, tertibe, iftiraya başvurabileceğine ihtimal vermiyor.
Tanıyan korkuyor...
Nitekim Avcı, tahliye başvurusu yapmayacağını, kendisini suçlayanlar iddialarını ispat edene kadar cezaevinde yatmaya kararlı olduğunu söylemiştir.
AB ilişkimiz ve uluslararası toplumun hakemliği, hukuk ihlâllerine karşı bir güvencedir. Haksız bir tutuklama varsa bu sigorta devreye girecektir.
Eski siyasetçi ve yazar Fikri Sağlar’ın bir TV programında söyledikleri, Hanefi Avcı’nın göze aldığı tehlikenin ve bu uğurda yaptığı fedakârlığın ne kadar büyük ve takdire lâyık bir cesaret olduğunu gösteriyor.
Sağlar’a göre Faili Meçhul Cinayetler Soruşturma Komisyonu Başkanı Sadık Avundukluoğlu, Susurluk Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, Hayali İhracat ve Organize Suçlarla İlgili Komisyon’un Başkanı Mahmut Öztürk, Özal suikasti ile ilgili çalışmalar yapan komisyon üyesi Nedim Barlas zaman içinde siyaset sahnesinden çekilmişlerdir.
Bunlar tasfiye mi edildiler yoksa gördükleri çürüme ve yasadışı oluşumların kendilerini ezip geçeceğinden korkarak teslimiyet anlamında kendi kararlarıyla mı çekildiler?
İllegal yapılanmaları tanıyıp güçlerinden korkarak çekildilerse şimdi Hanefi Avcı’nın durumuna bakarak isabetli bir karar verdiklerini düşünüyor olabilirler.
Böylesi de çıkıyor...
Ama aynı yoldan gitmemesi Hanefi Avcı’nın yanlış yola saptığı anlamına gelmez.
Avcı bilinçli bir tercih yapmış, devletteki illegal yapılaşmaya karşı bayrak açmak büyük bir tehlike de doğursa, bu tehlikeyi göze alma zamanının geldiğine karar vermiştir.
Kendi içinde çelişkiler taşıyan bir olayla karşı karşıyayız. Hanefi Avcı, gençlik yıllarından itibaren cemaatin yardımını almış, değerlerini paylaşmış
bir kişidir.
Onun çıkışı, bu çevrede yetişen kimseler arasından da pekâlâ Cumhuriyet değerlerine bağlı, bu uğurda kendini tehlikeye atmayı göze alacak insanların çıkabildiğini kanıtlıyor.
Tabii ki cemaatin bu sebeple Hanefi Avcı’ya teşekkür etmesini kimse beklememeli. Ama bu kadarcık bir teselli hepimize lâzım.
Bundan sonra bekleyeceğimiz, Avcı’nın daha önce yaptığı suç duyurularının izlenmesi ve tabii ondan da önce devlete emanet can güvenliğinin hassasiyetle korunmasıdır!
Avcı’ya dikkat!
Haberin Devamı

