Bölünmüş bir halkın kavgası komşularını da girdap gibi içine çekiyor.
Böyle bir tehlike yaşıyoruz.
Sınır kenti Hatay’ın Reyhanlı ilçesi üç ay ara ile ikinci bombalı saldırıya hedef oldu.
Patlatılan bomba yüklü iki araç, çok ağır bir bilanço çıkardı: Saat 20 itibariyle 42 ölü, 100 dolayında yaralı...
Suriye’yi harabeye çeviren iç savaş bu talihsiz ülkeyi terör örgütlerinin av sahası haline getirmiş durumdadır.
Olayı aydınlatmak için zaman erken deliller yeterli değildir.
Ama Suriye’de çatışan güçler için Türkiye büyük önem taşıyor ve Türkiye’ye yönelik tahriklerin bölgenin kaderini etkileyeceği biliniyor.
Olaydan hemen sonra Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Davutoğlu değerlendirmelerini “Zamanlama“ ve “Provokasyon“ faktörleri üstüne kurdular.
Obama’ya giden yol
Bu ayın 16’sında Başbakan Erdoğan ABD Başkanı Obama ile Suriye ekseninde Ortadoğu’nun geleceğini konuşacaklar.
Suriye’ye karşı daha aktif bir siyaset izlemeye Amerika’yı zorlamak isteyenler, dört gün sonra Obama ile buluşacak olan Erdoğan’dan daha etkileyici bir muhatap bulamazlar.
PKK’nın son bulmasına karşı çıkanlar “olağan şüpheliler”in en ön sıralarındadır.
Zaten uzmanların bir çoğu barış sürecini sabote etmek peşinde olan güçlerin varlığını hatırlatarak Türkiye’yi baştan beri uyarıyordu.
Tüm resmi ağızlar TV ekranlarında sabotajlara ve provokasyonlara karşı halkı uyanık olmaya çağırıyor.
Ne yapsın halk?
Dışarda risk almak
“Dikkatli olun” çağrısı yapan büyüklerinin sözünü yerine getirmek için kaderine rıza göstermekten öteye ne yapabilir vatandaş?
Dikkatli olması gerekenler en başta güvenlik ve istihbarat hizmetinde çalışanlardır.
Ve bu hizmetlerin yeterliliği konusunda doğru tespitler yapması gereken yöneticilerdir.
Türkiye’nin dış siyasetini yönetenler, komşularla sıfır sorun noktasından bizi savaş riskinin tavan yaptığı bir yere getiren yanlışları yaptılar.
Öncelikle onlar yanlışlarını sürdürmekten sakınmalıdırlar.
Bugünkü iktidar, dışardaki sorunları iç politikadaki kadar oya dönük kullanma hevesiyle yaşadılar.
Bu doğru bir seçim değildi. Ama uyarılara rağmen vazgeçmediler.
Maceraya açık dış politika Türkiye’nin geleneğinde yoktur.
İhtiyacı da yoktur.
Cumhurbaşkanı provokasyon uyarısını, doğru adreslere yapmalı!
Av sahası olmayalım
Haberin Devamı

