Atatürk gençliği

Haberin Devamı

Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, ulusal bayramları unutturma niyetine feda edilmemeliydi.

Okulun flamasını taşıyacağım için heyecandan uyuyamadığım lisedeki son 19 Mayıs’ı unutamam.

Keşke ulusal bayramların heyecanını söndüren müdahaleler, bir yanlıştan dönmenin fazileti ile son bulsa...

Gençler bu bayramları yaşasa... Bayramın anlamı onu yaratan mucizede saklıdır.

Mucize gerçekleştiği için bayram olmuştur. Kurtuluş savaşı, baştan sona mucizedir.

Bizim mucizemizin ruhunda ve cisminde gençlik vardır.

Dünya savaşının felâketli sonuçlar doğurduğu 1918’de Atatürk için umudun başlıca kaynağı Türk gençliği idi.

Atatürk’ün bu konudaki görüşlerini açıklayan en eski belge 1918’de kendi yazdığı şu satırlardır:

Genç kahramanlar

“Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki sonsuz sevgim değil bugünün karanlıkları, ahlâksızlıkları şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.”

Atatürk ile silâh ve yol arkadaşları Kurtuluş mucizesini gerçekleştirirken henüz 38-39 yaşlarındaydı.

Kurtuluşu izleyen devrimler gençlik ruhunun sönmeyen ateşi olarak devam etti.

Verdiği iki büyük nutku Atatürk, Türk gençliğine seslenerek bitirmiştir.

Büyük Zafer’in ikinci yıldönümünde Dumlupınar’da, bağımsızlık savaşından sonra mutlaka kazanılması gereken yeni savaşın uygarlık savaşı olduğunu belirtirerek sözlerini şu şekilde bitirir:

“Ey yükselen yeni nesil!.. Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yücelterek yaşatacak olan sizsiniz!”

Muhtaç olduğun kudret

İkinci örnek 1927’de verdiği Büyük Nutuk’tur.

Burada Kurtuluş Savaşı destanını tüm yönleriyle tahlil ettikten sonra imparatorluğun nasıl çöktüğünü ve cumhuriyetin nasıl doğduğunu, Türk İnkılâbının amaçlarını anlatır.

Sona doğru heyecan yükselir:

“Bugün ulaşmış olduğumuz sonuç, yüzyıllardan beri çekilen milli felâketlerden alınan derslerin ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu Türk gençliğine emanet ediyorum.”

Ve ardından, her Türk gencinin iyi bildiği ve bundan sonra da bilmek zorunda olacağı Gençliğe Hitabe gelir:

“Ey Türk Gençliği.. Birinci vazifen Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

... Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”

Atatürk gençliğini yaş değil zihniyet tarif eder.

Bayram onlarındır; kutlu olsun...

DİĞER YENİ YAZILAR