Bugün hiç kimsenin Atatürk'ü reddetmesi mümkün değildir. Kemalizm, Atatürkçülük bir tarafa, Atatürk'ün kendi şahsiyeti bir tarafa...
Bu sözler TBMM Başkanı Arınç'a ait.
AKP dizisini hazırlayan arkadaşımız Ruşen Çakır'a Annç "Bizim Mustafa Kemal Atatürk'le hiçbir sorunumuz olmadı" diyor.
Sorunun, onu yerli yersiz istismar edenler ile kutsal değerleri, yani dini yerli yersiz istismar edenler arasında yaşandığını söylüyor.
Ama konuşmasını, yazının en başına aldığım iki cümle ile noktalayınca "kafasındaki dünya görüşünü saklamak ihtiyacına düşmüş kişi" görünümüne giriyor.
"Atatürk bir tarafa, Atatürkçülük bir tarafa" ne demek?
Tarihi şahsiyetler, yaptıklarıyla bir bütündür, bölünemez.
İlke ve devrimleri, Atatürk'ün şahsiyetinden ayrılabilir mi?
Diyelim ki ayırdı; Atatürkçülük, onun ilke ve devrimleri ise Bülent Arınç bunları "hangi tarafa koyuyor?
Seç bakalım..
Cevap vermesini kolaylaştırmak için Atatürk ilkelerini Atatürk'ün kendi sözleriyle biraz açalım:
CUMHURİYETÇİLİK: "Artık bu devle tin ve bu milletin başında yalnız bir kuvvet vardır, o da hakimiyeti milliyedir.."
MİLLİYETÇİLİK: "Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep aynı cevherin damarlarıdır.."
LAİKLİK: "Biz dine saygı gösteririz. Biz sadece din işlerini, devlet ve millet işleriyle karıştırmamaya çalışıyoruz.. Dinden maddi menfaat temin edenler iğrenç kimselerdir.."
HALKÇILIK: "Bizim görüşümüz, kuvvetin, kudretin, hakimiyetin, idarenin doğrudan doğruya halkın elinde bulundurulmasıdır.."
DEVLETÇİLİK: "Ferdi gelişmenin engel karşısında kalmaya başladığı nokta, devlet faaliyetinin hududunu belirler.."
DEVRİMCİLİK: "Biz büyük bir inkılâp yaptık, birçok eski müesseseleri yıktık. Bunların binlerce taraftarı vardı. Fırsat beklediklerini unutmamak lâzımdır.."
Bilmek hakkımız
TBMM Başkanı Arınç "Biz onu çok sevdiğimizi her gün (...) dile getirmek mecburiyetinde değiliz" demiş.
Böyle bir mecburiyeti kim kime yüklüyor bilmiyoruz ama Meclis Başkanı'nın Atatürk ile Atatürkçülük'ü niçin böldüğünü öğrenmek ihtiyacındayız.
Çünkü AKFJ herhangi bir parti değildir. Anayasa'yı tek başına değiştirecek güce sahip olmuş bir tek parti iktidandır.
Bu sözde bir takıyye kokusu seziliyor.
Bülent Arınç "Atatürk'ün yarısını sevmiyoruz" demenin risklerini aşmak için olmalı "Atatürk'ün yarısını seviyoruz" demeye getiren bir formül bulmuş.
Ama bu formülün AKP'ye yönelik takıyye şüphelerini beslemekten başka bir işe yaramayacağını bilmek zorundadırlar.
Bu lâf cambazlıkları bitmeli artık.
Atatürk ve Atatürkçülük'ü niçin ayrı ayrı yerlere koyduklarını açıklamak borçlarıdır.
Belki bu cesaret, yetiştikleri ortamların Atatürk karşıtı ikliminden gelen sorunlarını anlamalarına ve aşmalarına da yardımcı olur!
Atatürk bölünmez!
Bugün hiç kimsenin Atatürk'ü reddetmesi mümkün değildir. Kemalizm, Atatürkçülük bir tarafa, Atatürk'ün kendi şahsiyeti bir tarafa...
Haberin Devamı

