Askere darbe!

Orgeneral Büyükanıt olayına en cesur değerlendirmeyi Deniz Baykal yaptı...

Haberin Devamı

Orgeneral Büyükanıt olayına en cesur değerlendirmeyi Deniz Baykal yaptı.

CHP Genel Başkanı Baykal, Kara Kuvvetleri Komutanı Büyükanıt'a Şemdinli olayları iddianamesi bağlamında yöneltilen suçlamaların gerçekte "Silâhlı Kuvvetler'e karşı bir darbe girişimi" olduğunu söyledi.

Önümüzdeki 30 Ağustos'ta Genelkurmay Başkanı olması beklenen Orgeneral Büyükanıt'ın önünü kesmeye yönelik niyetlerin iktidar partisinin hiç değilse bir kanadında beslendiği aylardır konuşuluyordu.

Baykal'a göre Şemdinli olayları soruşturması fırsat bilinmiştir:

"Silâhlı Kuvvetler'e karşı bir darbe girişimi söz konusudur. Asıl üzüntü verici olan da girişime yargının alet edilmiş olmasıdır.. Çok üzüntü verici bir manzara. Girişimin başarısızlıkla sonuçlanacağından kuşku duymuyorum. Sadece bu girişimi yapanlar kendilerini teşhir etmiş olacaklardır."

İntikam ateşi ile..
Bölük pörçük sızdırılan iddianameden, Orgeneral Büyükanıt'ın suçlanan astsubayı iyi tanıdığını beyan etmesi nedeniyle yargıyı etkilemeye çalışmaktan çok daha ağır suçlamalara hedef olduğu anlaşılıyor.

İddianamede Diyarbakırlı işadamı M. Ali Altındağ'ın şu ifadesi yer almış:

"Astsubay Ali Kaya, benim PKK'ya 350 bin dolar bağış yaptığımı gösteren sahte belgeler hazırlayarak gözaltına alınmamı sağladı. Bu dönemde oğlum ve arkadaşı trafik kazasında öldü. Dönemin DGM Başsavcısı, işadamı Ali İhsan Kaya, iki PKK itirafçısı, Kolordu Komutanlığı Kurmay Başkanı ile kıdemli bir albay, bir binbaşı ve bir yüzbaşıdan oluşan çete vardı. 1997-2000 yıllarında Yedinci Kolordu Komutanı olan Büyükanıt da bunları bilmektedir.."

Savcı bu ifadeye dayanarak Orgeneral Büyükanıt'a örgüt kurmak, görevi kötüye kullanmak ve sahte belge düzenlemek suçlarını da yöneltmiştir.

Sorulması gereken soru, yaşadığı olaylar nedeniyle intikam ateşine düşmüş bir kişinin iddiaları, başka tanık ifadeleri ve güçlü delillerle desteklenmeden suçlama nedeni olabilir mi?

Tarafsız numarası
Korkulan ihtimal, Şemdinli şüphelileri üzerinden Silâhlı Kuvvetler'in yıpratılmak ve özellikle de Orgeneral Büyükanıt'ın yolunun kesilmek istendiğidir.

Büyükanıt'ı suçlayan iddianameyi yazan Savcı'nın, Van Rektörü Prof. Aşkın'ı suçlayan iddianamenin de sahibi olması, siyasal etkilenme olduğu endişelerinin güçlü dayanaklarından biridir.

Bu endişelerin boş çıkmasını dileriz.

Çünkü tersi, Şemdinli'nin beklediği adaleti saptıracak, Silâhlı Kuvvetler gibi alternatifi olmayan bir kurum da yıpranacaktır.

Elbette hukuk karşısında herkes eşittir. Ama ömrünü devlete hizmetle geçirmiş, terörle savaşmış, bu yüzden birkaç kez suikast hedefi olmuş bir komutan, Genelkurmay Başkanı sıfatını hak etmeye beş ay kala bu kadar kolay harcanamamalıdır.

Bu meselede iktidarın tarafsız görünme çabası, ayıp duvan aşıldığı için komik oluyor.

AKP ayağına ateş etme yanlışına bir kez daha düşmesin!

DİĞER YENİ YAZILAR