VATAN'ın 28 Şubat dizisi büyük yankı uyandırdı. Değişik çevreler çıkarlarına uygun mesajlar ürettiler.
Dizi, 28 Şubat'a ilerleyen günlerde azgınlık boyutlarına ulaşan "karşı devrim" hayallerini, bunlara yönelen tepkileri ve çare arayışlarını gün ışığına çıkardığı için bazı kesimleri hoşnut, bazı çevreleri rahatsız etti.
Gerçeği arayan gazetecilik anlayışı için bunların önemi yoktur. Bağımsız gazeteciliğin hedefi gerçeği aramaktır.
Çünkü toplumların gelişmeye açık tecrübeler üretmesi, geçmişe ait gerçeklerin objektif bir şekilde aydınlatılmasına bağlıdır.Bilâl Çetin'in araştırmasını bu misyona önemli bir destek sayıyoruz.
Dizinin, MGK'yı AB normlarına uygun hale getiren reformun gerçekleştiği günlere denk gelmesi bir bakıma iyi oldu.
Çünkü 28 Şubat'a yönelik intikam naraları bu reformun rejimi güvencesiz bırakacağı tedirginliğini yaratabilirdi toplumda.
Dizi, böyle bir güvenlik boşluğunun hiçbir zaman doğmayacağı inancını sağlamlaştırmıştır.
Mezara giden çiçek
Bir anayasal zemin olan MGK'nın, tehlike dönemlerinde sigorta görevi yaptığı, hem irtica ve bölücülük tehdidine, hem de askeri müdahale tehlikesine karşı güvence olduğu görülmüştür.
Evet, tehlikeyi göğüsleyen toplumsal güçte Silâhlı Kuvvetler'in payı ve rolü büyük olmuştur. Ama bundan bir eleştiri çıkarmak gerekiyorsa hedef asker değil "Nasıl olsa asker var" güveninin gölgesinde yatan ve risk almayan sivil aydınlar olmalıdır.
Geçen gün bir hanım okuyucu telefonda Oramiral Güven Erkaya'nın nerede yattığını sordu. Cevabımı beklemeden sebebini söyledi:
"Mezarına çiçek koyacağım.."
Kim ne derse desin 28 Şubat, büyük bir tehdidin Anayasa ve demokrasi kuralları içinde bertaraf edildiği bir başarıdır.
Şeriatçı bir kalkışma teşebbüsü karşısında laik rejim, geçit vermezliğini kanıtlamıştır. Bu gerçek, hayal peşinde koşanların bir kesiminde uyanış süreci başlatmış ve değişimin ilhamını yaratmıştır.
İntikam meleği değil
Evet AKp iktidarını bir anlamda 28 Şubat'a borçludur. Ama bu parti intikamın değil pişmanlığın bir ürünüdür.
Referansını "demokratik, laik, sosyal hukuk devleti'nin teminatı olan Anayasa'dan aldığını söyleyen AKP taahhüdüne bağlı kalırsa 28 Şubat'lar bir daha hiç olmayacaktır.
TŞK'yı iktidarın önünde engel gibi görmek ve göstermek, ancak AKP'nin gizli bir gündeme sahip olduğuna inanan ve gerçekleşmesini isteyenlerin amacı olabilir.
Ordu ulusal egemenliğin güvencelerinden biridir.
Elbette iktidar emri altındaki bu güçten yararlanacaktır.
Uyup uymama tercihi kendisinde ait olmak üzere yasal zeminlerde görüşlerini gerek bulduğu zamanlarda soracaktır.
Nitekim tartışmalı YÖK yasa taslağı üstündeki fikrini sormuş, cevabı da almıştır.
İktidar bu cevaba, "halkın en çok güven duyduğu kurumun görüşü" gözüyle bakmalıdır.
Asker ve iktidar
VATAN'ın 28 Şubat dizisi büyük yankı uyandırdı
Haberin Devamı

