Dünkü VATAN'da Evren'in dediklerini okuyunca çok insanın derin bir "oh" çektiğini tahmin ediyorum.
Bütün toplumlar güvenlik ve güvence ararlar. Toplumların gelişmişlik farklarını da işte bu güvencenin kalitesi belirler.
İdeal olanı elbette demokratik rejimin zorlama tedbirlere, çağ dışı yetki sahiplenmiş güçlere muhtaç olmaksızın sivil sigortalarla ayakta durabilmesidir.
Türkiye 1980'den sonra on yılda bir tekrarlanan askeri müdahale bağımlılığını kırdı, çeyrek yüzyıldır, üstelik AB kriterlerine uygum bir gelişme çizgisi üzerinde ilerliyor.
Bunu, dönüşü olmayan sağlıklı bir gidiş sayanlar olduğu gibi, Türkiye'yi tehlike anlarında kurtaran sigortanın devreden çıkmaya başladığını düşünerek kaygılananlar da vardır.
AKP iktidarının din sömürüsüne dayalı takıntıları ve muhafazakâr seçmenleri hoşnut etmeye yönelik açık ve gizli eylemleri, şüphe ve korkuları körüklemektedir.
Maliyeti çok yüksek
Ali Baransel eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in en yakın danışmanıdır. 12 Eylül darbesinin lideri Evren, Baransel'e şu sözleri, Çankaya'da olduğu yirmi yıl öncesinde değil, geçen yıl söylüyor:
"Ne zaman ki devletin yönetimi Cumhuriyetin temel niteliklerini tatbikten uzaklaşır, dini kurallara dayalı bir sisteme doğru gitmeye başlarsa, bu duruma başta parlamento olmak üzere bütün anayasal kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri çözüm bulamazsa, Türk Milleti çaresizlik içinde kıvranma noktasına gelirse, işte o zaman ordu ne Avrupa Birliği'ni, ne Kopenhag kriterlerini, ne de NATO'yu dinler. Hiçbir şeye aldırmaz!"
Kenan Evren'in bu sözleri, AKP'ye ihale edilen niyetierden huzursuzluk duyan kesimlerin yüreğine su serpecektir kuşkusuz. Ama maliyeti de olacaktır.
Birinci sakınca, ordunun Türk demokrasisinin üstünde Demokles kılıcı gibi sallanmaya devam ettiği savlarının Evren'in tanıklığı ile güçlenecek olmasıdır.
Sivillere sürekli tatil
Bize göre daha önemli sakınca, "asker garantisi" nin sivil aydınlar üzerinde yarattığı etkilerdir. Siviller "nasılsa asker var" diye rejimi korumaya ve geliştirmeye yönelik kişisel risk taşıyan sorumluluklarından yan çiziyor.
Bazıları bununla da kalmıyor; asker güvencesinden aldığı ilhamla, demokrasiyi anarşi boyutuna taşıyacak fanteziler üreten, demokrasinin disiplin ve sorumluluk boyutunu yok eden züppeliklere sapabiliyor.
Türkiye rejime ve geleceğine yönelik güvencelerinin kalitesini yükseltmek zorundadır. Bunun yolu da sivil kurumların güçlenmesi, sivil aydınların sorumluluklarını taşıyacak bilinci geliştirmesidir.
Evren'in tarif ettiği "garanti" laik rejime ve ülke bütünlüğüne düşmanlık yapanlara varsın gözdağı olsun ama sivil aydınlardaki tembelliği, sorumsuzluğu teşvik etmesin!
Asker sigortası
Dünkü VATAN'da Evren'in dediklerini okuyunca çok insanın derin bir "oh" çektiğini tahmin ediyorum. Bütün toplumlar güvenlik ve güvence ararlar. Toplumların gelişmişlik farklarını da işte bu güvencenin kalitesi belirler
Haberin Devamı

