Balyoz ve Ergenekon davalarında hüküm giyen askerlerin toplum vicdanında yarattığı suçluluk duygusu aşılacakmış gibi görünmüyor.
Meğer ki adalet uyansın ve hükmünü yürüttüğü günler gelsin...
Konu hatırlandığında özellikle iki emekli orgeneral, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman hedef tahtasına konuyor.
İki eski komutan, son olarak 2004 ağustos tarihli MGK kararlarının geçen hafta Taraf Gazetesi’nde yayınlanmasından sonra tekrar gündemin en üst sırasına yükseldi.
Dünkü Hürriyet’te Ertuğrul Özkök, iki komutanı o MGK bildirisinin zamanında hatırlanmamasından sorumlu gören bir yazı kaleme aldı.
Söz konusu MGK kararları, birçok hukukçunun değerlendirmesine göre Silivri’deki davaların çökmesine yardım edecekti.
Ve yüzlerce asker, onların aileleri, sevenleri, haksızlığa kurban olmayacaklardı.
Kaçmış fırsat yok
Hedefteki emekli orgenerallerle bu konuyu konuştum.
İkisi de aynı noktada birleştiler:
“Türkiye’deki Nurculuk Faaliyetleri ve Fethullah Gülen” konusunda bir eylem planı hazırlanması MGK’nın 2004 ağustos toplantısının tavsiye kararı idi.
Bunu hatırlamak ve uyarmak niçin onların sorumluluğu hatta mecburiyeti oluyor?
Çünkü bu kurulun genel sekreteri ve yardımcısı da var. Böyle bir atlama veya unutma kabul edilemez.
Eski Genelkurmay Başkanı Özkök şöyle dedi:
“481 karar sayılı MGK açıklamasında beş askerin, Cumhurbaşkanı hariç altı sivilin imzası var. Bizden beklenen uyarıyı, şu anda çoğu sorumlu mevkilerde bulunan sivil görevliler yapabilirdi. Olmadı; imzası olan ve tutuklu yargılanan üç kuvvet komutanı da hatırlatabilirdi.”
Huzur özlemi...
Hilmi Özkök “bu mecburiyet neden bize yükleniyor?” sorusuna şöyle bir açıklama getirdi:
“Açıklasaydım arkadaşlarımız kurtulacak mıydı? Hayır.. Birileri, döverek aslan terbiye ediyorlar sanki. Asker dövmek moda oldu! Onun bahanesi yaratılıyor bu şekilde..”
Emekli orgeneral Aytaç Yalman, Hilmi Özkök’ün değerlendirmesine hak verdiğini söyledi.
İçeride yatanların vicdan yükü neden onların omzuna yıkılıyor; bunu sordu.
“Bu ülkede kahraman olmak için hapse girmek mi gerekiyor?”
Aytaç Yalman, hedef oldukları suçlamalara tahammül etmenin kolay olmadığını, “günah keçisi” hâline getirildiklerini belirtti, kişisel bir özlemini dile getirerek bitirdi konuşmayı:
“Emekli olalı on yıl oldu. Biraz hayatımızı yaşayalım!”
Asker dövmek moda mı oldu?
Haberin Devamı

