AKP’nin “Anayasa teklifimizi yüce Meclis’in takdirine sunuyoruz” diyeceği gün ansızın gelecek.
Ya nisan ya mayıs.
Başbakan Erdoğan bunun ihtarını birkaç kez yaptı.
İktidar partisinin “Her şey bir yana Başkanlık bir yana” mantığı ile hareket ettiğini biliyoruz.
İktidar sözcüleri Başkanlık sisteminin erdemlerini anlatmıyor halka.
Hedefe gitmek için daha ziyade, bizde yürürlükte olan parlamenter sistemi kötülemeyi tercih ediyorlar.
Başbakan bütün sistemlerin temeli olan erkler ayrılığından şikâyet etmedi mi?. AKP’nin oyları yetmiyor. Ama BDP’nin vereceği destek, referandumun yolunu açabilir.
İmralı zabıtlarına da yansıdığı gibi Öcalan 23 Şubat mülâkatında işareti vermiştir:
“Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz. AKP ile bu temelde başkanlık ittifakına girebiliriz..”
Ama dikkat; bir şart da koşmuştur:
“Yalnız başkanlık ABD’deki gibi olmalı. Devlet meclisi gibi bir senato, ikincisi bir de halklar meclisi..”
Yani hükümete karşı bağımsızlığı güvence altına alınmış bir meclis ve yargı organı olmadan bu sistemin çalışmayacağını gizlemek, onun bile ayıbına gitmiştir.
Başbakan Erdoğan, acaba Amerika’daki kadar özgür ve bağımsız yasama ve yargı ister mi?
Meclis üyelerini kendisinin değil de dar bölgede halkın seçtiği bir düzene razı olur mu?
Mehmet Yılmaz dün Meclis’i iktidarın emir kulu olmaktan çıkaran bir düzenlemeyi Siyasi Partiler Kanunu’nda yapmanın sorunları kökten çözeceğini yazıyordu.
Doğrudur; lidere kulluk etme tehlikesinden tamamiyle arınmış bir parlamento, tüm sistemlerin aradığı güvencedir. Öyle bir parlamentomuz olsaydı Türkiye bugün yeni bir Anayasa arıyor olmazdı.
Şimdi arıyor ama şansa bakın ki o anayasayı yapacak insanların da ehliyeti tartışmalıdır.
Çünkü halkı temsil etmiyorlar.
Sadece lideri temsil ediyorlar!
İlk tur geçildi
PKK’nın elindeki sekiz kamu görevlisi dün iade edildi.
Bu olay, terör örgütünün varlığına son verme iradesini gerçekleştirecek uzun bir yolculuğun ilk adımıydı.
Spor yarışmalarındaki gibi; eleme yapılmış, çözüm iradesinin samimi olduğu kanıtlanmıştır.
PKK, Öcalan’ın isteği ile elindeki kamu görevlilerini şartsız iade etmiştir.
Bu olayın karşılıklı güvenin kazanılmasına yardımcı olacağı ve sonraki aşamaları hızlandıracağı beklenmelidir.
Artık yeni bir anlayış, yeni bir yaklaşım üslubu gerekecektir.
Otuz yıllık yarayı bitirme şansı doğmuştur ve bu şansı ziyan etmemek gibi bir mecburiyetimiz var.
Ateşkes, örgütün sınır dışına çıkması ve silâhlarını gömmesi, bir yenme yenilme olayı değil barışa giden aşamalar kabul edilmelidir.
Asıl mesele...
Haberin Devamı

